Sunday, 27.05.2012 18:31
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Federal Almanya’nın 60 yılı – Duvar’ın yıkılışının 20 yılı

İki kutlama

Almanya 2009 yılı içinde tarihinin iki büyük olayı kutluyor: 60 yıl önce Anayasa’nın ilanıyla Federal Almanya Cumhuriyeti kurulmuştu. 20 yıl önceyse Berlin’de Doğu ile Batı’yı ayıran Duvar yıkılmıştı. Almanya’nın son atmış yılına, altı adımda genel bir bakış

Janet Schayan

Ellili yıllar

Ekonomi mucizesi

Batı dünyasına entegrasyon

Dünya şampiyonluğu

Son ve ardından yeni bir başlangıç: 1945 Mayısında Nazi devleti teslim bayrağı çeker. Almanya’da Nasyonal Sosyalistlerin on iki yıllık iktidarı Avrupa’yı yerle bir etmiştir, ırkçılık çılgınlığına ve insanlığa karşı en vahşi eylemlere yol açmış, İkinci Dünya Savaşı’nda ve toplama kamplarında 60 milyona yakın insanın ölümüne neden olmuştur. Zafer kazanan müttefikler Almanya’yı dört işgal bölgesine ayırır. Almanya’nın üç bölgesini işgal etmiş olan Batılı güçler parlamenter bir demokrasinin tesisini, Sovyetler Birliği ise Doğu bölgesinde sosyalizmin tesisini hedeflemektedir. Ve Soğuk Savaş başlar. 23 Mayıs 1949 tarihinde Almanya’nın Batı bölgesinde, Grundgesetz adıyla tarihe geçen Anayasa’nın ilanıyla Federal Almanya Cumhuriyeti kurulur. 14 Ağustosta ilk Bundestag (federal parlamento) seçimleri yapılır ve Konrad Adenauer (CDU) Şansölye olur. Doğu işgal bölgesindeyse 7 Ekim 1949 tarihinde Demokratik Almanya Cumhuriyeti (DAC) kurulur. Böylece Almanya fiilen Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmüştür.

Genç Federal Almanya Cumhuriyeti tüm gücüyle Batı demokrasilerine yönelir: 1951 yılında Para Birliği’nin kurucu üyelerinden biri olur, 1957 yılında Roma’da imzası atılan Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (bugünün Avrupa Birliği) kurucu altı üyesinden biri olur. 1955 yılında Federal Almanya, Batı’nın savunma paktı Nato’ya katılır. Ekonomik ve sosyal istikrar hızlı bir yükseliş göstermektedir: Sosyal piyasa ekonomisi 1948 yılındaki para reformu ve ABD’nin uygulamaya koyduğu Marshall planıyla birlikte ekonomide yükselişe yol açar; bu büyük ekonomik atılım kısa süre sonra “Ekonomi Mucizesi” diye adlandırılacaktır. Bu gelişmeler yaşanırken Almanya bir taraftan da Yahudi soykırımı (Holokost) kurbanlarına karşı sorumluluğunu kabul eder: 1952 yılında Şansölye Adenauer ile İsrail’in Dışişleri Bakanı Scharett bir tazminat anlaşması imzalarlar. Toplumu heyecanlandıran olaylar da yaşanır: 1954 Dünya Futbol Şampiyonluğu’nu Almanya’nın kazanması ve 1956’da Sovyetler Birliği’ndeki son Alman savaş esirinin ülkeye dönmesi.

Atmışlı yıllar

Duvar’ın inşası

Öğrenci hareketleri

Yeni serbestlik

Soğuk Savaş zirvesine ulaşır: DAC’yi terk edip Batı’ya kaçanların sayısı giderek artar. Bunun üzerine Doğu işgal bölgesindeki sınır geçişlere kapatılır ve 13 Ağustos 1961 tarihinde o zamana kadar açık olan Batı Berlin’e geçiş noktasını da kapanır. DAC hükümeti şehrin ortasından geçen bir duvar yaptırır ve Federal Almanya’yla sınır oluşturan şerit “ölüm şeridi” haline gelir: Sonraki 28 yılda bu sınırı geçmeye çalışan çok sayıda insan burada hayatını kaybeder. ABD Başkanı Kennedy Berlin’de 1963’te yaptığı ünlü konuşmayla, Amerika’nın Batı Berlin’in özgürlüğü için verdiği garantinin altını çizer. Bu yıl önemli olaylara baştan beri sahne olmaktadır: Ocak ayında Fransa ve Almanya arasında savaş sonrası düşmanlığın bitirildiğinin belgesi olarak “Elysée Anlaşması” imzalanır. Frankfurt’ta (Main), Almanların geçmişleriyle yoğun biçimde hesaplaşmasına vesile olan “Auschwitz Mahkemeleri” başlar. Sonbaharda, ekonomi mucizesinin babası olan ekonomi bakanı Ludwig Erhard (CDU), Adenauer’in istifasından sonra Şansölye olur.

Üç yıl sonra Federal Almanya ilk kez CDU/CSU ve SPD’nin kurduğu büyük koalisyon tarafından yönetilmeye başlar: Kurt Georg Kiesinger (CDU) şansölyeliği, Willy Brandt (SPD) ise başbakan yardımcılığını ve dışişleri bakanlığını üstlenir. Atmışların ortalarına kadar ekonomi büyümeye devam eder, Güney Avrupa’dan iki milyondan fazla ek iş gücü Almanya’ya çağrılır. “Konuk işçi” sıfatıyla gelenlerin büyük bir kısmı Almanya’ya sürekli yerleşir ve ailelerini de Almanya’ya getirir.

Atmışlı yılların ikinci yarısına, öğrencilerin ve aydınların “kemikleşmiş yapılara” ve katılaşmış düzene karşı protesto hareketleri damgasını vurur. Bu hareketler Batı Almanya’da siyasi kültürü ve toplumu kalıcı biçimde değiştirecek bir etki yapar: Feminizm, yeni yaşam tarzları, anti otoriter eğitim ve cinsel özgürlük, uzun saçlar, tartışmalar, gösteriler, devrimcilik ve yeni serbestlik – Almanya’daki demokrasi çok yönden bir denemeye tabi tutulur. Bu dönemdeki toplumsal değişimler bugünlere kadar etkisini sürdürür. 1969 Ekiminde ilk defa bir SPD siyasetçisi Şansölye olur: Willy Brandt sosyal demokratlarla liberallerin kurduğu koalisyonun başındadır; bu koalisyon görev süresinde, sosyal güvenlik ağının genişletilmesinden ülkedeki eğitim altyapısının iyileştirilmesine kadar bir dizi önemli reforma imza atar.

Yetmişli yıllar

Yumuşama siyaseti

Ekonomik kriz

RAF terörü

Willy Brandt Nazilere direnen Varşova Getto’su kurbanlarının anıtı önünde diz çöker. Tarih 7 Aralık 1970’tir ve bu görüntü tüm dünyaya yayılır. Bu jest İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden 25 yıl sonra Almanya’nın barışma ricasının bir sembolü olur. Aynı gün Brandt Almanya-Polonya anlaşmasını imzalar. Söz konusu anlaşma, bunu izleyecek Doğu anlaşmalarının temelini oluşturur, yeni bir barış politikası inşa edilmektedir. Adenauer’in başarı kazanan Batı’ya yönelme politikasını Brandt Doğu’ya açılarak, “yakınlaşarak dönüştürme”yle tamamlamak istemektedir. 1970 Martında Doğu Almanya kenti Erfurt’ta, Brandt ve DAC Bakanlar Kurulu Başkanı Willi Stoph arasında ilk Alman-Alman görüşmesi gerçekleştirmiştir. 1971’de Willy Brandt Doğu Avrupa ülkeleriyle diyaloga yönelik politikalarından dolayı Nobel Barış Ödülü’nü alır. Aynı yıl, Sovyetler Birliği galip ülkeler arasında Dörtlü Anlaşma’yla Batı Berlin’in Federal Almanya’nın ekonomik, toplumsal ve hukuk düzeninin parçası olduğunu kabul eder. Bu anlaşma Doğu Anlaşmalarıyla birlikte 1972’de yürürlüğe girer ve bölünmüş Berlin’deki havayı yumuşatır. Federal Almanya Cumhuriyeti ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti, aralarında “normal iyi komşuluk ilişkileri” anlaşması kapsamında resmi ilişkiler kurmaya başlar. 1973 yılında iki Alman devleti de Birleşmiş Milletler’e üye olur. 1974’te Willy Brandt’ın en yakınında bir DAC ajanı ortaya çıkarılınca Brandt şansölyelikten istifa eder. Aynı partiden (SPD) Helmut Schmidt halefi olur. 1973’ten itibaren ekonomiye petrol krizi damgasını vurur.

Yetmişli yıllar hariçte barış havasının egemen olduğu dönemdir, ama dahilde huzursuzluk yıllarıdır aynı zamanda : Andreas Baader, Gudrun Ensslin ve Ulrike Meinhof’un başını çektiği Kızıl Ordu Fraksiyonu isimli örgüt (RAF) suikast ve adam kaçırmalarla devleti, ekonomiyi ve toplumu sarsmayı amaçlar. 1977’de terör zirvesine ulaşır – olayların son aşaması terörün başını çeken isimlerin hapishanede intiharıdır.

15.04.2009
Bookmarks
| |