Sunday, 27.05.2012 18:14
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Politika

Karşılıklı saygı

Cumhurbaşkanı Wulff Ekim ayında iki önemli konuşma yaptı: 3 Ekim Alman Birliği gününde Bremen’de ve bundan 16 gün sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi huzurunda. Bremen’de İslam’ın Almanya için her geçen gün büyüyen önemini belirttiği konuşması Ankara’daki sözlerine de yansıdı: “Hıristiyanlık Türkiye’nin tartışmasız bir parçasıdır.” Alman devletinin en tepesindeki kişinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı bu ilk konuşmanın yanısıra Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’la yapılan görüşmeler ve İstanbul’da yeni kurulacak Türk-Alman Üniversitesi’nin temelinin atılması Cumhurbaşkanı’nın Türkiye gezisinin diğer önemli noktalarını oluşturuyordu.

Wulff meclisteki konuşmasında dinin entegrasyondaki önemini vurguladı: “Almanya’da eğitim gören İslamiyet din dersi öğretmenleri ve Almanya’da eğitim gören imamlar gelecekteki başarılı bir entegrasyona katkıda bulunacaklar.” Wulff’a göre Türk göçmenler aynı zamanda Almanya’nın çok yönlülüğüne, açıklığına ve dünyaya dönüklüğüne katkı yaptı. Açık ve saygıya dayalı diyaloğun başarılı bir entegrasyon için önkoşul olduğunu da belirten Wulff Cumhurbaşkanı Gül’ün, Başbakan Erdoğan’ın ve Avrupa Birliği’nden sorumlu Devlet Bakanı Bağış’ın kısa süre önce entegrasyona yönelik yaptıkları çağrılar için de şükranlarını dile getirdi. Alman Cumhurbaşkanı ülkesinde artan cami sayısının Almanya’daki müslümanların ibadetlerini insanlık onuruna yakışan koşullarda yerine getirebildiklerinin bir göstergesi olarak andı. Sözlerine şunları da ekledi: “Aynı şekilde biz de müslüman ülkelerdeki Hıristiyanların da kendi inançlarını özgürce yaşayabilmeleri, kendi dini görevlilerini yetiştirebilmelerini ve kiliseler inşa edebilmelerini sağlayacak haklara kavuşmalarını bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Türkiye’nin aktif dış politikasından övgüyle söz ederek, Ermenistan ve Türkiye arasındaki yakınlaşmaya işaret etti ve parlamenterleri, diplomatik ilişkilerin başlatılmasına ilişkin protokolleri onaylayarak bu gelişmeyi sürdürmeye davet etti: “Türkiye’ye dünyadaki itibarı dolayısıyla artan bir sorumluluk düşüyor.” Wulff Türkiye’de amaçlanan anayasa değişikliklerini de açık bir dille övdü: “Türkiye bu reformlarla Avrupa standartlarına bir adım daha yaklaşmış olacak.” Kısa süre önceki ziyaretinde Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle gibi Wulff da, Türkiye ve Avrupa Birliği’yle sıkı bağlar kurulmasına Almanya’nın verdiği özel önemi vurguladı.////

28.10.2010
Bookmarks
| |