Sunday, 27.05.2012 18:13
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Berlin’de göçmenler sosyal hizmete kazandırılıyor

Toplumsal sorumluluk yılı

Türk kökenli gençler sosyal hizmet için özellikle istekli. Berlin’deki yeni bir proje de onlara bu konuda yol açıyor

Oliver Heilwagen

İman Okla ne istediğinden emin: “Mimarlık eğitimim için bir kontenjan çıkana kadar geçecek zamanı değerlendirmek üzere Gönüllü Sosyal Hizmet Yılı (SHY) programına katılmak istiyorum.” 19 yıldır Almanya’da yaşayan Filistinli genç kadını kendileri de SHY yapmış olan arkadaşları sosyal hizmet gönüllüsü olma konusunda ikna etmişler. İman meslek lisesi diplomasını aldıktan sonra SHY görev alananını dinler arası eğitim olarak seçmek ve “dini önyargılara karşı bir şeyler yapmak” istiyor: Bir Müslüman olarak Yahudi bir erkek arkadaşı ve pek çok Hıristiyan tanıdığı var. Angola’dan 23 yaşındaki Ernesto Suquete Venancio ise SHY hizmetini hastabakıcı olarak yapmak istiyor. “SHY yapmak evde boş boş oturmaktan çok daha iyi”, diyor Ernesto: “Eğer hastabakıcılık hoşuma giderse bunu kalıcı meslek olarak edinebilirim.” Gönüllü sosyal hizmet yılı Almanya’ya özgü bir model. 1964’dan beri Federal Yönetim’e bağlı olarak, bir yıl boyunca gönüllü olarak hastanelerde, yaşlı bakımevlerinde ya da çocuk hizmetlerinde çalışmak isteyen gençler için belirlediği yasal bir çerçeve bulunuyor. Bu çalışmalar, daha sonra özgeçmişlerinde bir boşluk oluşmaması için yasa gereği tanınıyor. Başlangıçta erkek kardeşleri sivil hizmet ya da askerlik yaparken genç kızlar SHY programına dahil oluyordu. Askere ve sivil hizmete alınan gençlerin sayısının azalmasına paralel olarak geçtiğimiz 15 yıl boyunca gönüllü erkeklerin sayıları da hızla arttı. 1993 yılından 2008 yılına kadar SHY’ye ek olarak Gönüllü Ekolojik Hizmet Yılı (EHY) projesinin de başlatılmasıyla birlikte, SHY ve EHY kontenjanları 7000’den neredeyse üçe katlanarak 19.000’e ulaştı. Buna ek olarak dokuz aylık hizmetlerini SHY ya da EHY olarak ­yapan 5700 kişilik sivil hizmet mükelleflerinden oluşan grup var.

Göze çarpan bir olgu ise genç gönüllülerin yaklaşık olarak yalnızca yüzde sekizinin İman ve Ernesto gibi göçmen kökenli oluşu. Bunlar arasında öncelikli olarak Türk kökenli gençler gönüllü çalışma konusunda istekli ve hazırlar. “Türkiye Araştırmaları Merkezi”nin 2005 yılında Essen’de yaptığı bir araştırmada Türk kökenli göçmenlerin yarısı bu konuya sıcak baktığını dile getirmiş. Fakat bugüne kadar görünmez engellerin aşılması kolay değildi. “Göçmenler arasında Alman organizasyonlarının kendilerine yeterince açık olmadığı izlenimi hakim”, diyor araştırmanın sonuçları. Berlin’de yerel yönetimin 2008 yılı sonunda Ulusal Entegrasyon Planı çerçevesinde Aile, Yaşlı, Genç ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı bünyesinde (BMFSFJ) hayata geçirdiği bir inisiyatif olan “Göçmen Organizasyonlarının Gönüllü Çalışmaya Katılımı” programı bu durumun değiştirilmesini amaçlıyor. Bunun ardında Almanya’ya özgü koşullar yatıyor: Devlet, sosyal görevlerin tamamlanmasında tek başına hareket etmiyor. Eyalet yönetimleri, parasal devlet yardımı aracılığıyla büyük birlikleri ve dernekleri sosyal görevlerin taşıyıcısı olarak kendi kontrolünde bu sürece dahil ediyor. Berlin Eyaleti’nin de rol aldığı bu üç yıllık proje, bu doğrultuda yönetim bakımından önemli bir yapılandırmadan geçmesi gereken göçmen organizasyonlarına bu alanda yardımcı olmayı hedefliyor.

230 derneği çatısı altında birleştiren bir birlik olan Almanya’da Türk Cemaati (TGD), gönüllü çalışmalarda gerekli koşulların sağlanması için seçilen ilk birlik oldu. “Bugüne kadar göçmenlerce kurulan organizasyonların sosyal angajmanı özellikle gönüllü çalışma üzerine kuruluydu. Şimdi ise bu angajman devlet kaynaklı bir yapılandırmayla güvence altına alınıyor ve geliştiriliyor”, diye betimliyor bu inisiyatifin rolünü TGB’nin genel müdürü Florencio Chicote. Birliğin sunduğu SHY kontenjanları elbette yalnızca Türk kökenli göçmenler için değil, herhangi bir başka ülke kökenli ya da göçmen kökenli olmayan gençlere de açık: “Kapılarımız tüm gençlere açık.” 2009 yılı sonuna kadar Berlin’de başka kuruluşların da projeye dahil edilmesi planlanıyor.

Gönüllü sosyal çalışma hizmetleri süresince programa katılan gençler her biri beşer gün süren ve sivil toplum angajmanının önemi, “kültürler arası öğrenme” ve “kültürel farklılıkların değerini bilme yeteneği” gibi konularda eğitim gördükleri beş seminere katılıyorlar. “Çoğulcu katılım” olarak adlandırılan bu yaklaşımın bariz bir örneğini Chicote bizzat oluşturuyor: Kendisinin İspanyol kökenli olup Türk göçmenlerinin yararı için çalışıyor olması, şu andaki görevine getirildiğinde medya tarafından da ­konunun özellikle işlenen bir yönü olmuştu.

TGD’nin proje koordinatörü İlkay Doğan da bugüne kadar SHY için başvuran yaklaşık 30 gencin çok kültür­lülük yelpazesinin altını çiziyor: 35 yaşındaki pedagog bu gençlerin farklı farklı kökenlerden geldiklerini vur­guluyor. Doğan, üniversitede eğitim gördüğü sürede de, kendilerine mesleki eğitim alabilecekleri bir yer arayan Türk kökenli kızlara destek olarak gönüllü sosyal danışmanlık hizmetinde bulunmuş. SHY mesleki or­yantasyon ve hazırlık konusunda da fırsatlar sunuyor: Lise mezunları ilgi duydukları sosyal bir mesleğin uygulaması konusunda doğrudan bilgi edinmiş oluyor. Bu hizmet, geçtiğimiz yıllarda genişletilen yasal çerçeve dolayısıyla artık ille de tam 12 ayla sınırlı olmak zorunda değil: Gönüllü sosyal hizmet en az altı, en fazla 18 ay devam ediyor. Bu hizmet süresince çeşitli görevlerde çeşitli sürelerle çalışarak karma bir hizmet yapısı da mümkün. Dahası yaklaşık 800 SHY ve EHY kontenjanı yurtdışında çalışma olanağı da sağlıyor.

Doğan, adaylardan en yüksek verimi elde edebilmek için onlarla bilgilendirici bir mülakat yapıyor ve onlar için en uygun görevi belirlemeye çalışıyor. Kimi zaman bu gönüllüler yaptıkları görevle o kadar iyi uyum sağlıyorlar ki SHY deneyimi kalıcı sonuçlara ulaşıyor: Örneğin Alman-Fransız anaokulunda bir yıllığına gönüllü çalışmak üzere gelen 20 yaşındaki Cezayir kökenli bir Fransız’a kalıcı olarak burada çalışması teklif edilmiş. Ayrıca Doğan’a göre daha sonra aynı yerde kalıp çalışma beklentisiyle yapılan bir staja kıyasla SHY “daha iyi düzenlenmiş” bir yapı: Beş zorunlu seminerin yanısıra haftalık 38,5 saatlik bir mesai, tatil hakkı ve program sonunda verilen bir sertifika da düzenlemeler arasında. “Bir yıl boyunca toplum için bir şeyler yapmanın getir­diği büyük motivasyon” da bir o kadar önemli bir unsur Doğan’a göre.

TGD’ye Türkiye’den de istekli gençlerin başvurmasına olanak tanınıyor. Bu anlamda, Almanya’da SHY programında çalışmak, Avrupa Birliği vatandaşı ­olmayan ve Almanya’da yaşamayan adaylar için de imkan dahilinde.

14.05.2009
Bookmarks
| |