Tunus ve Mısır’daki halk ayaklanmaları ve kitlesel protestolar Alman yayın organlarında baş köşeyi tuttu. Özel haber programları, internette canlı yayınlar yapıldı ve Tunus caddelerindeki ve Kahire’nin Tahrir Meydanı’ndaki göstericilerle ilgili haber ve röportajlar hergün gazetelerde sayfa sayfa yer aldı. Tunus ve Mısır’da 2011 yılının ilk haftalarında başgösteren demokrasi uyanışı Almanya’da toplumun da gündemine oturdu ve ülkedeki tartışmaların odağı haline geldi. Arap ülkelerinde insanların özgür seçim ve siyasal değişim talepleri ve genç kuşakların mesleki hayatta daha iyi koşulların sağlanması istekleri büyük bir heyecan ve ilgiyle izlendi.
Toplumun içinden gelen ve büyük ölçüde barışçı olan bu başkaldırı birçok yorumcuya göre Arap dünyasının yakın tarihinde özel önemde bir olay: Özgürlük kıvılcımı bölgenin geneline yayılmış durumda. Tunus ve Kahire’de kitlesel protestolar otoriter rejimleri devirdi. Serbest seçimlere ve demokratik yapılara giden yol şimdi açık görünüyor. Almanya, Kuzey Afrika’daki bu siyasi yeni başlangıç döneminde kendisini partner olarak görüyor. Avrupa Birliği’yle ve uluslararası toplumun başka ülkeleriyle birlkte Alman Hükümeti Tunus ve Mısır’a kalıcı bir siyasi değişime dönük, düzenlilik içinde işleyecek bir geçiş sürecinde yardım teklifinde bulundu. Alman Dışişleri Bakanı Westerwelle, Tunusluların ve Mısırılıların kendi geleceklerini kendilerinin tayin etmesi gerektiğini vurguladı. Aynı zamanda şunu da ekledi: “Almanya ve Avrupa, doğrudan komşumuz olan bu bölgenin demokrasi yönünde gelişme göstermesini ister. Bu nedenle de desteğimizi vermeye hazırız.”
Somut olarak söylemek gerekirse burada Tunus ve Mısır için bir “dönüşüm süreci partnerliği” söz konusu. Almanya, bu ülkelerde demokratik partilerin inşaası, hukuk devletinin gelişmesi, adaletin modernleşmesi, düzgün ve şeffaf bir seçim sistemimin inşaası, sivil toplumun güçlendirilmesi ve özgür ve bağımsız bir medyanın teşvik edilmesi yönünde diyalog içinde olmak istiyor. Dışişleri Bakanı Westerwelle, 23-24 Şubat tarihlerinde Kalkınma Bakanı Dirk Niebel’le birlikte Kahire’ye yaptığı gezide demokratikleşme yönündeki bu desteğin altını çizdi. Westerwelle, Tahrir Meydanı’nı ziyareti sırasında, o sırada meydanı doldurmuş kitlelerin karşısında “Bu çok duygulandırıcı bir an” dedi. Dışişleri Bakanı, Mısır’daki insanların daha fazla demokrasinin onlara daha fazla refahı da getireceğini görmeleri için ekonomik alandaki değişimin de devreye girmesi gerektiğini vurguladı. Westerwelle daha önce 11 Şubatta Tunus’u ziyaret etmişti. Bu ziyaretinde, siyaset, ekonomi ve sivil toplum çevrelerinden temsilcilerle biraraya gelmişti. Westerwelle ekonomik işbilriği teklifinde de bulundu, örneğin enerji ve mesleki eğitim alanlarında.
Tunus’ta Avrupa’ya yönelen göç dalgasından dolayı Westerwelle, Kuzey Afrika ülkelerindeki yaşam koşullarının ekonomik yatırımlarla iyileştirilmesi ve bölgenin ürünlerinin Avrupa pazarlarına erişiminin kolaylaştırılması düşüncesini dile getirdi. Göstericilerin sadece demokrasi için değil, iş ve ekonomik gelecekleri için de sokağa çıktığını vurguladı. Almanya “dönüşüm süreci partnerliği” kapsamında Kuzey Afrika’da demokrasiyi teşvik fonu oluşturarak, önümüzdeki iki yıl için demokratik gelişimi desteklemek üzere bu fona 3,25 milyon Avro kaynak aktardı. Ayrıca Almanya, iş olanaklarından yoksun çok sayıda gencin gelecek umutlarını artırmak için, mesleki eğitime de sekiz milyon Avro ödenek ayırdı. Tüm bölgedeki ekonomi kesimlerini ve şirketleri desteklemek üzere de 20 milyon Avroluk bir kaynağın devreye sokulması amaçlanıyor. Gençler ve üniverste öğrencileri arası değişim de, desteklenmesi hedeflenen konular arasında.////











