Sunday, 27.05.2012 14:54
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Müzik geçmişi

Bach’tan Lena’ya: Zamanda yapılan bu müzikal yolculuk dört yüzyıla yayılan bir tarihin özellikle öne çıkan birkaç noktasına ışık tutuyor sadece.

Karen Allihn

18. YÜZYIL

1713 Johann Sebastian Bach “Altı Brandenburg Konçertosu”nu bestelemeye başladı. 1723 yılında Leipzig’deki Thomas Kilisesi’nin kantoru olmadan önce 1717 Weimar Sarayı’ndan Köthen Sarayı’na geçti. Leipzig’de ünlü kantatlarını yazdı ve bir org virtüözü olarak çağdaşlarını derinden etkiledi.

1721 Georg Philipp Telemann dokuz yıl boyunca Frankfurt’ta (Main) müzik direktörlüğü yaptıktan sonra bu tarihten itibaren aynı görevi Hamburg’da sürdürmeye başladı. Orkestracılık ve opera alanlarında olağanüstü hizmetler sundu ve ardında aralarında 46 pasyon oratoryosunun da bulunduğu 3500 eseri aşan bir külliyat bıraktı.

1753 J. S. Bach’ın ikinci oğlu olan Carl Philipp Emanuel Bach “Klavye Çalmanın Gerçek Sanatı Üzerine Bir Deneme” adlı, 18. Yüzyılın bu alandaki en önemli eselerinden biri olan kitabını yayınladı. 2. Friedrich’in sarayında oda müziği çembalisti ve Hamburg müzik direktörü olan oğul Bach “duyarlı stil”i geliştirdi.

1743 Leipzig’de 16 tüccar, konserler düzenleme işine girdi; konserler kısa süre sonra bir otelde verilmeye başlandı ve 1750’de konser başına 300 dinleyici toplamayı başaran bir girişime dönüştü. 1781 yılında kumaş tüccarları hanında (Gewandhaus) açılan konser salonuyla birlikte burada sonradan ünlenecek Gewandhaus konserleri verilmeye başladı.

1783 Prusyalı Berlin şehir orkestrası şefi Johann Friedrich Reichardt, Paris’i örnek alarak halka açık konser yaşamının başlatan ve açıklayıcı metinlerin ve librettoların yer aldığı konser program kitapçıklarının üretimine önayak olan “Concerts spirituels” serisini hayata geçirdi.

1791 Berlin’deki Marienkirche’de kadın ve erkekler ilk defa Carl Friedrich Fasch tarafından kurulan “Singe Akademie” korosu bünyesinde birarada halka açık sahne aldılar. Bu konser tüm Almanya’da karma koroların kurulmasının fitilini ateşledi.

1705 Georg Friedrich Händel’in ilk operası olan “Kastilya Kraliçesi Almira” Gänsemarkt’taki Hamburg Tiyatrosu’nda ilk defa sahnelendi. Yaklaşık 20 defa sahnelendiği sırada Händel İtalya’ya doğru yola çıktı. 1710 yılından itibaren Hannover’de saray orkestrası şefi oldu ve 1712’de Londra’ya göç etti.

1776 Şarkıcı, oyuncu ve besteci Corona Schröter uzun Avrupa turnelerinin ardından Goethe’nin aracı olmasıyla Weimar Sarayı’nda oda müziği sanatçısı olarak göreve getirildi. 1779 yılında Goethe’nin İphigenia Tauris’te adlı oyununu Weimar Tiaytrosu’nda büyük bir başarıyla sahneye taşıdı.

1778 Mannheim Sarayı’nın Münih’e taşınmasıyla birlikte Mannheim Saray Orkestrası da Bavyera’ya göç etti. Bundan bir yıl önce Wolfgang Amadeus Mozart Samitz, Cannabich gibi bestecileri repertuarına alan ve yalnızca orkestracılıkta devrim yapmakla kalmayıp klasik döneme giden yolu da açan bu orkestranın yenilikçi tınısından çok etkilenmişti.

19. YÜZYIL

1800 yılında genç Ludwig van Beethoven’in 1. Senfonisi Viyana’da büyük başarıyla ilk kez sahnelendi. Bonn’da doğan besteci Viyana Klasik dönemini mükemmeliyete ulaştıran ve Romantik dönemin hazırlayan isim olarak biliniyor.

1826 17 yaşındaki Felix Mendelssohn-Bartholdy “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı uvertürü besteledi; Leipzig’deki Almanya’nın ilk konservatuarının kurucusu olan besteci henüz 38 yaşındayken Leipzig’de hayata veda etti.

1840 Robert Schumann, Clara Wieck ile evlendi. Piyano eserlerinin hakim olduğu “piyano yılı”nı “lied yılı” takip etti. 1856’daki trajik ölümüne dek ağırlıklı olarak konçertolar, senfoniler ve oda müziği eserleri besteledi.

1853 Johannes Brahms Düsseldorf’ta Clara ve Robert Schumann’la tanıştı. Schumann kaleme aldığı “Yeni Yollar” başlıklı makalesinde Brahms’ı geleceğin üstadı olarak ilan etti. Brahms‘ın eserleri (dört senfoni, konçertolar, 200’ü aşkın lied, vd.) onu haklı çıkardı.

1842 Richard Wagner “Rienzi” ile Dresden’de ilk büyük opera başarısına imza attı; 1843 yılında Saksonya Kraliyet Sarayı Orkestrası’nın şefliğine getirildi. Başka durakların ardından 1872’de müzikal bütünlüklü eseri olan “Nibelungen’in Yüzüğü”nü besteleyeceği Bayreuth’a yerleşti.

1827 Württemberg’de Almanya’nın ilk şan festivali gerçekleştirildi. Burada müzikte ulusal hedeflerin de adı kondu. “Şarkının özünde yatan güçleri ortaya çıkaran icranın eğitimi ve mükemmelleşmesi” şeklinde tanımlanan hedef yönetmeliğe girdi.

1832 Ludwig Spohr’un keman metodu basıldı; 19. Yüzyıl boyunca referans eser oldu. Keman virtüözü olarak uzun Avrupa turnelerine çıkan Kassel Saray Orkestrası şefi (1822’den itibaren) ve genel müzik direktörünün (1847’den itibaren) külliyatında 10 senfoni ve 15 keman konçertosu da yer alıyor.

1882 Benjamin Bilse’nin kurduğu ünlü Berlin Kent Orkestrası’ndan bir grup ayrılarak Berlin Filarmoni Orkestrası olarak sahne almaya başladı. 1963 yılında orkestra Hans Scharoun’un tasarımına göre inşa edilen ve Berlin Filarmoni Konser Salonu olarak açılan görkemli bir merkeze kavuştu. Berlin Filarmoni Orkestrası günümüzde dünyanın en tanınmış müzik topluluklarından biri.

1821 Berlin Gendarmenmarkt meydanında, Schinkel tarafından tasarlanan ve yeni inşa edilen konser salonunda (Konzerthaus Berlin) Carl Maria von Weber’in “Freischütz” (Özgür Avcı) adlı eserinin (singspiel) ilk gösterimi gerçekleşti. Romantik dönem Alman operasının bu ilk örneği hemen popülarite kazandı: “Jungfernkranz” şarkısı dört bir yanda söylenir oldu.

1865 Şef Hans von Bülow “Tristan ve İsolde”nin, 1868’da ise “Meistersinger”in ilk seslendirilmelerini yönetti. Bir yıl sonra eşi Cosima, bu iki operanın bestecisi olan Richard Wagner’le birlikte yaşamak üzere kendisini terk etti. Hans von Bülow ilk modern orkestra şefi olarak kabul ediliyor.

1899 Paul Linck’in “Luna Hanım” adlı eseri Berlin Apollo Tiyatrosu’nda ilk defa sahnelendi. “Das macht die Berliner Luft, Luft, Luft” gibi ünlenen parçaların da yer aldığı bu “singspiel” ile bağımsız bir opera türü olan Berlin opereti de tarihteki yerini aldı.

1823 Oper sanatçısı Wilhelmine Schröder Devrient, 1847 yılına dek bünyesinde kalacağı Dresden Saray Operası Topluluğu’na dahil oldu. Pek çok Wagner operasının ilk sahnelenmesinde Semta (Uçan Hollandalı) ve Venüs (Tannhäuser) gibi karakterleri canlandırarak rol aldı.

1824 Berlin tiyatrolarından Königstädtisches Theater’de göreve alınmasıyla Henriette Sontag’ın uluslararası kariyeri başlamış oldu. Döneminin en ünlü koleratür sopranolarından biri ve modern anlamıyla ilk gerçek yıldızı olan Sontag henüz 17 yaşındayken Weber’in “Euryanthe”de başrolü seslendirdi.1835 Leipzig’deki Gewandhaus’da Clara Schumann’ın “La Minör Piyano Konçertosu Op.7” ilk defa seslendirmesind bestecinin kendisi solist olarak çaldı. Clara Schumann hayranlık uyandıran bir virtüöz olarak tüm Avrupa’yı dolaştı.

1842 30 yaşındaki Franz Liszt Weimar Grandüklüğü Saray Orkestrası şefliğine getirildi. Döneminin en büyük piyano virtüözü olarak kabul ediliyordu; çalış ve eğitim metotları ölümünden sonra da etkisini sürdürdü. Aralarında iki piyano konçertosunun yanısıra ünlü “Macar Rapsodisi” ve “Mefisto Valsi”nin de bulunduğu eserleri bugün hala konser salonlarını dolduruyor.

20.–21. YÜZYIL

1905 Dresden’de Richard Strauss’un operada yeni anlatım olanaklarına kapı açan “Salome”si ilk kez sahnelendi.

1907 Max Reger Leipzig’de üniversitenin müzik direktörü oldu ve özellikle org ve oda müziği eserleri besteledi.

1927 Paul Hindemith Berlin Müzik Akademisi’nde ders vermeye başladı. Yeni müzik alanında çığır açan besteci olarak ün saldı.

1928 Kurt Weill’ın “Üç Kuruşluk Opera”ya yazdığı müziklerle ilk başarısına imza attı. Bertolt Brecht ile birlikte “epik” tiyatroyu ortaya çıkardılar.

1963 Karlheinz Stockhausen, Köln’de bulunan WDR bünyesindeki Elektroakustik Müzik Stüdyosu’nun yönetimini üstlendi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeni müziğin gelişiminde büyük etkisi oldu.

1989 “Scorpions” grubunun solisti Klaus Meine Avrupa’da demir perdenin düşüşünü anlatan ve grubunun en başarılı parçası haline gelen “Wind of Change”i besteledi.

2007 Müzik dramaturgu, orkestra şefi ve festival organizatörü Hans Werner Henze, “Phaedra” operasıyla 20. müzikal tiyatro eserini bestelemiş oldu.

1950 Donaueschingen Müzik Günleri, dünya çapındaki ilk yeni müzik festivali olarak düzenlendi. Pek çok eserin prömiyer ve galalarıyla bu konserler dizisi günümüze dek uluslararası alanda dikkat çekmeyi sürdürdü.

1958 Rock‘n‘Roll kralı Elvis Presley Friedberg’deki Amerikan üssünde askerlik görevine başladı ve Alman hayranları tarafından coşkuyla karşılandı.

1960 İngiliz Beatles grubu dünya çapındaki kariyerine Hamburg’da bulunan “Star Club”da başladı.

1970 Düsseldorf’ta Kraftwerk grubu kuruldu. Grubun hip hop, elektro ve tekno müzik üzerinde etkisi devam ediyor.

1980 Genç müzisyenler biraraya gelerek demokratik temeller üzerine kurulu “Ensemble Modern”i oluşturdular. Bugün Frankfurt am Main’da bulunan topluluk çağdaş bestecilerle sıkı işbirliği halinde.

1994 Amerikan müzik televizyonu MTV, eserlerini İngilizce dışında bir dilde seslendiren bir müzisyen olarak Herbert Grönemeyer’i “MTV Unplugged” programına çıkardı. Böyle bir şey ilk defa oluyordu.

1922 Wilhelm Furtwängler Berlin Filarmoni’nin şef direktörlüğüne getirildi. 1945 yılından sonra “Furtwängler vakası” Nazi diktatörlüğüyle hesaplaşmanın sembolü haline geldi. Orkestra üyeleri 1952’de Furtwängler’i onursal şefleri olarak ilan ettiler.

1934 Carl Orff “Carmina Burana”yı besteledi. Bu popüler koro eseri günümüzde genellikle sahnelenmeden konçertant formda seslendiriliyor.

1951 Berlin Müzik Günleri modern müziğin retrospektifi olarak hayata geçirildi ve kısa sürede uluslararası alanda ses getirdi. Organizasyon 2005’den bu yana Berlin Müzik Festivali adı altında düzenleniyor.

1959 Berlin’deki Alman Operası’nda Arnold Schönberg’in “Musa ve Harun” adlı operasının galası gerçekleştirildi. Gustav Rudolf Sellner yönetimindeki sahneleme çığır açıcı bir etki uyandırdı.

1986 Kuzey Almanya’da dünyanın en büyük müzik festivallerinden biri olan Schleswig-Holstein Müzik Festivali ilk defa düzenlendi.

2010 Salzburg Festivali, Wolfgang Rihm’in ilk kez sahnelenen “Diyonisos” operasıyla açıldı. Karlsruhe ve Berlin’de yaşayan besteci festival kapsamında düzenlenen “Kontinent Rihm” adlı konser dizisiyle onurlandırıldı.

1927 Otto Klemperer Berlin’e geldi ve dışavurumcu müzikal tiyatro için çalışmalar yürüttü. 1933 yılında ABD’ye göçtü.

1934 Comedian Harmonists grubu “Mein kleiner grüner Kaktus” (Benim Küçük Yeşil Kaktüsüm) adlı şarkıyı yayınladı. Topluluğun bir bölümü nazilerden kaçarak ülkeyi terketti.

1952 Dünyaca ünlü bariton Dietrich Fischer Dieskau “Tannhäuser” operasında Wolfram rolüyle Bayreuth Festivali’nde ilk kez sahne aldı.

1961 Peter Schreier Dresden Şehir Operası’na katıldı. Bu lirik tenor kendi alanında en çok rağbet gören şarkıcılar arasında yer alıyordu.

1976 Herbert von Karajan yüzyılın en büyük yeteneklerinden Anne Sophie Mutter’i keşfetti. Kemancı büyük başarılara imza attı.

1983 Nena “99 Luftballons” (99 Balon) ile dünya çapında hit olan bir parçaya imza attı ve bu parça “yeni Alman dalgası”nın zirvelerinden biri oldu.

1988 Bas-bariton Thomas Quasthoff ilk ödülünü kazanarak uluslararası kariyerine adım attı.

2010 Bir kasting şovunun galibi olarak üne kavuşan Lena, Eurovision Şarkı Yarışması’nı Almanya adına kazandı.

18.08.2010
Bookmarks
| |