1 //Herr Dr. Lärmer, Bosch yenilikçi çözümleri nasıl destekliyor?
Sebat çok önemli bir nokta. Araştırma ve deneme amaçlı geliştirmelere yapılan yatırımlar düzenli şekilde yüksek irtifada seyrediyor. Bosch’un sahip olduğu avantajlardan biri, kuruluşun uzun vadeli hedefler koyması ve gelecek vaad eden gelişmeler söz konusu olduğunda uzun soluklu hareket etmesi. Şirket kültürünün bir parçası da, mucitlere güven konusunda bir avans sunarak fikirlerin olgunlaşmasına fırsat vermesi.
2 //Sizin çalışmalarınız için gerekli olan şeyler hangileri?
Deneme amaçlı geliştirmelerle uğraşan kişi olarak ben mikro sistem teknolojisinin yeni kullanım alanları konusunda çalışıyorum. Bu son derece geniş görüş hakimiyetinin yanısıra yakın ve uzak alanları gözlemeye hazır olmayı gerektiriyor. Bir konuda karar verdiğimde uzun bir süre onunla meşgul oluyorum. Belirtmek gerekir ki, yenilikçi çözümler Bosch’ta bile aslanın ağzında. Fikirler firma içinde üretken bir rekabet halinde. İnsanın bu rekabetin üstesinden gelebilmesi ve kendi çözüm önerilerinin arkasında durabilmesi gerekiyor.
3 //Fikir yönetimi süreci nasıl yönlendiriliyor?
Bosch’ta da diğer pek çok firmada olduğu gibi fikirler için bir yenilikçi süreç var. Fakat bu gerçek bir önsezinin yerini tutamaz. Yani geliştirilip derinleştirilmesi gereken gerçekten iyi bir fikri ayırt edebilme becerisi ile olur. Yeni bir ürünün ortaya çıktığı her sürecin başlangıcında mutlaka bir fikir vardır. Bu yolda fikirlerin, onlar için mücadele edebilecek ve karşı çıkışların üstesinden gelecek bir savunucuya ihtiyaçları var. Ancak böylelikle beş ile yedi yıl arası bir sürenin ardından buradan başarılı bir ürün çıkabilsin.
4 //Mikro sensörlerin üretimine girişmek konusundaki önsezilerinizde haklı çıkmıştınız.
1990 yılında ürünü geliştirmeye başladığımızda teknik güçlüklerin aşılması neredeyse imkansız gibi görünüyordu. Fakat işe yaradığı taktirde mikro sistem teknolojisinde bir devrim yaratacağı da kesindi. Başlangıçtaki karşı çıkışlara ve ilk iki senedeki pek çok geri tepmeye rağmen sebat ettiğimize değdi. Geliştirme açısından başarılı bir sonuca ulaşıldığı aşamada, o faaliyet kapsamında teknoloji ve sensör geliştiricisi meslektaşlarımızın da sürece tam katılmalarıyla hava yastığı ve elektronik stabilite programını (ESP) başarıyla ortaya çıkarmak mümkün olmuştur.
5 //”Bosch süreci” olarak anılan süreç günümüzün mikro sistem tekniğinin ayrılmaz bir parçası. Bu kadarını öngörebilmiş miydiniz?
Normalde yarı iletken sanayisinde bir gelişmenin beş yıl içinde yakalanacağı ve genellikle bu zaman diliminde daha iyi çözümlerin onun yerini alacağı kabul edilir. Dolayısıyla aradan geçen yirmi yılın ardından Bosch sürecinin hala mikro sistem teknolojisi sektörünün standardı olması beni şaşırtıyor. Ama bizim geliştirdiğimiz bu teknik otomotivden elektroniğe, oradan tıp ve havacılık ve uzay mühendisliği gibi pek çok alanda uygulanabilir evrensel bir niteliğe sahip. Yani çok büyük bir potansiyele sahip.
Kimdir?
Dr. Franz Lärmer 1990 yılından beri Bosch Grubu’nun araştırma geliştirme bölümünde çalışıyor. Fizikçi “Bosch süreci” olarak anılan uygulamanın mucitlerinden. Mikro mekanik yapı elementleri için kullanılan bu plazma aşındırma işlemi, mikro sistem teknolojisinde devrim yaratmıştı. Bu buluş, ona ve bir meslektaşına 2007’de Avrupa’da yılın mucidi ödülü getirdi.
Stuttgart’taki Bosch Şirketler Grubu 1886 yılında Robert Bosch tarafından kurulan “Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi”nden uluslararası çapta öncü bir teknoloji ve hizmet sektörü kuruluşuna dönüştü. Motorlu taşıtlar ve endüstri teknolojilerine, oradan dayanıklı ev ürünleri ve bina sistemleri alanlarında çalışan toplam 275.000 çalışanıyla şirket 2009 yılında 38,2 milyar Avroluk bir ciro yaptı. Şirket 2009 yılında araştırma ve geliştirmeye 3,6 milyar Avro ayırdı ve 3800 patent aldı.
www.bosch.de












