Sunday, 27.05.2012 13:27
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

ENERJİ KÖYÜ

Enerji yüklü bir yerleşim

Biyoenerji köyleri yeni kapılar açıyor. Bavyera’daki Ascha köyü bunlara çok iyi bir örnek.

Johannes Göbel ve Dominik Gigler (fotoğraflar)

ASCHA’DA EKO ELEKTRİKTEN kaçış yok. Bavyera Ormanları’nın ­kıyısındaki köye şehirler arası yoldan kuzey yönünde ilerleyerek yaklaşan her sürücünün rahatlıkla görebileceği bir gerçek. Köy merkezine yakın, mısır ve tahıl tarlalarının arasında çok özel bir ürün toplanıyor. Yaklaşık üç buçuk hektarlık bir alanda bitişik nizam güneş enerjisi panelleri boy atmış. 285 adet panelin oluşturduğu bu etkileyici görüntü yüzünü güneşe dönen fütüristik bir bitkiler topluluğunu andırıyor. Burada 876 kilovata kadar elektrik üretiliyor. Yani Ascha’daki güneş enerjisi üretiminin yüzde yetmişi. Bu güneş tarlasını “işleyen” Franz Berl traktörüyle düzenli olarak hasatı kontrol ediyor. Berl aslında bir çiftçi değil, yakınlardaki bir kiremit üretim şirketinin elektrikçisi. Kendi işinin yanı sıra 4,2 milyonluk bir bütçeyle tek yatırımcısının da kendisi olduğu bir güneş parkı işletiyor olması da “biyoenerji köyü” Ascha’nın şaşırtıcı bir özelliği.

Yaklaşık 1500 kişilik nüfusuyla Ascha Almanya’daki 72 biyoenerji köyünden biri. Köy sakinlerinin de büyük katkılarıyla bu köyler büyük şirketlerden bağımsız bir şekilde kendi enerjilerini üretebiliyorlar. Kendi yönetimlerindeki elektrik ve ısı üretim tesisleri istikrarlı enerji fiyatları sağlarken köye ait santraller de istihdamı artırıyor. Geçtiğimiz beş yıl içerisinde sayıları hızla artan biyoenerji köylerinin savunucuları arasında Federal Tarım ve Ziraat Bakanı Ilse Aigner de bulunuyor. Bu konseptin sunduğu fırsatları şöyle vurguluyor: “Yerel kalkınmada ilerleme ve bölge­sel değer artışı sağlanıyor, bütün bir köy halkı kendini bu projeyle özdeşleştiriyor.” Hatta kimi köyler ihtiyaçları olandan fazla elektrik üreterek dağıtım ağına yüklüyorlar. Örneğin Ascha yenilenebilir kaynaklardan elde ettiği elektriğin yüzde beşini dağıtıyor. Bu fazla üretim Franz Berl’in güneş parkının yanısıra pek çok özel ve kamusal fotovoltaik ünite ve elektrik üretimi için mısır ya da çeşitli otların kullanıldığı bir biyogaz ­tesisi sayesinde gerçekleşiyor. “Ailem kuşaklar boyu Ascha’da yaşadı”, diyor Franz Berl. “Doğal olarak örnek bir projeyle biyoenerji köyünün bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.” 2008 yılında fotovoltaik parkı hizmete girmeden çok öncesin de Berl yenilenebilir enerjilerin avantajları üzerine kafa yormuş. “Bu işin kömür ve petrol gibi sonlu kaynakların yanısıra atom enerjisiyle de yürümeyeceği meselesi kafamı meşgul ediyordu. Bizim taraflarda bol güneş vardır. Federal Yönetim de 2004 yılından beri Yenilenebilir Enerjiler Yasası’yla güneş enerjisi üretimini cazip teşviklerle destekliyor.“ diye anlatıyor. “Benim en önemli destekçilerim bana kredi sağlayan bankam ve köyümüzde bu projeye yoğun destek ­veren yerel yönetim başkanımız Zirngibl oldu.”

Wolfgang Zirngibl hayatla barışık bir insan izlenimi bırakıyor. Geç barok stildeki köy kilisesinin köprü korkuluklarına rahat bir edayla yaslanmış duruyor. Kilisenin hemen yanında başkanın Ascha’yı biyoenerji köyü olmaya götüren yolu anlattığı, köyün toplantı salonu yer alıyor. Zirngibl 1990 yılından bu yana buranın başkanlığını yürütüyor. O zaman­dan bei Aschalıları pek çok enerji projesiyle etkilemeyi başarmış. “­Başlangıçta memleketimiz ve doğa için bir şeyler yapma fikri vardı. ­Dolayısıyla gündemimiz oldukça hızlı bir şekilde enerji meselesi oldu.” İlk büyük proje olarak 1995 yılında bölgedeki ormanlardan gelen artık odunları kullanarak şu anda 75 özel binayı, sanayi bölgesini, anaokulu ve ilkokulu, kiliseyi, belde yönetim binasını ve avcılık kulübünü ısıt­makta olan biyokütle ısıtma santrali kurulmuş. 2001 yılında ise bir biyogaz santraliyle ikinci bir alternatif enerji kaynağı oluşturulmuş. 2004 yılında ise bunu kamuya ait bir güneş enerjisi santrali takip etmiş: Köy yönetimi, ortak salonun çatısını, buraya bir fotovoltaik ünitesi yerleştirerek işletmek isteyenlere açmış. Bugüne kadar yaklaşık bir düzine Aschalı birer ünite almayı başarmış. Bu üniteler en yüksek kapasiyeti bulduklarında yerel ağa 37,95 kilovat elektrik dağıtıyorlar. Bu başarı ve çok sayıdaki bilgilendirme toplantıları pek çok ev sahibinin kendi çatılarına da güneş panelleri monte etmelerini sağlamış. “İnsan başkalarını da harekete ­geçirmeli” diye tanımlıyor Wolfgang Zirngibl, aktif olarak yürüttüğü ­kamusal çalışmayı. Ascha’nın bir gün ihtiyaç duyduğu her tür enerjiyi kendi üretebilecek hale gelmesini diliyor ve bu aşamada rüzgar enerjisi ve elektrikli taşımacılık gibi henüz kullanılmayan fırsatlar üzerine kafa yoruyor. “Belki günün birinde elektrikli araçlar kullanmak isteyen vatandaşlarımızı destekleyebiliriz.

Ascha’nın ilkokulunda da gelecek için çalışmalar yürütülüyor. Pek çok kez “Avrupa’nın çevreci okulu” seçilen bu okulda çocuklar pencereler açıkken kaloriferi kapatmayı ya da elektrikli aletleri gereksiz yere stan by konumunda bırakmamayı öğreniyorlar. “Biz enerji ve çevre konula­rını derslere entegre ediyoruz”, diye açıklıyor okulun müdiresi Petra Wutz. Görünen o ki çocuklar çevreyi evlerinde de koruyorlar: “Yağmur fıçılarında su topluyoruz”, diye anlatıyor 8 yaşındaki Thomas gururla. Peki enerji ve doğaya bilinçli yaklaşmak bize başka ne kazandırıyor? “­Paramız bize kalıyor” diye açıklıyor, Thomas’ın sınıf arkadaşı Pia utangaç bir gülümsemeyle.

Maria Kulzer de yatırım yapmış: Henüz birkaç yıl önce evini enerji ­tasarrufu için toptan yenilemiş. Evin 30 yıldan daha eski olduğunu anlamak mümkün değil: Modern ahşap duvarları, iç açıcı renkleriyle sıvası – her şey sıcak ve aydınlık. Bunda pahalı alüminyum çerçeveli pencerelerin de katkısı var. “Bunlar tabiri caizse pencerelerin Mercedesidir”, diye açıklama getiriyor gülümseyerek. Enerjiden tasarruf etmek açısından önemli: ­Pencereler ısı yalıtımı açısından son derece etkili. Maria Kulzer on bir ­yıldır Ascha’da gönüllü olarak “enerji projesi yöneticiliği”ni yapıyor. Ev sahipleriyle uzmanlığını paylaşarak danışmanlık yapıyor. Kendi girişim­leriyle pek çok Aschalıya da örnek olmuş. “İnsan bir şeyi inandırıcı şekilde hayata geçirince diğer insanları da etkiliyor.”

Erkek kardeşiniyse ikna etmesine zaten gerek kalmamış Maria Kulzer’in. Andreas Kulzer peyzaj mimarı olarak pek çok bölgede hizmet veren planlama ofisi aracılığıyla yerel yönetimlere Rio İklim Konferansı’nda kabul edilen Gündem 21’i nasıl hayata geçirebilecekleri konusunda danışmanlık hizmeti sunuyor. Buna ek olarak bir işi daha var: Ascha’daki biyokütle ısıtma santralini de son üç yıldır o yönetiyor. Kulzer 1995 yılında bu yana biyokütle ısıtma santrali olarak hizmet veren “Ascha Yakın Isıtma Ltd. Şti.”nin kurucularından. Büyük kazanlardan birinin yanında dururken onu heyecanlandıran nedeni açıklıyor: “Burada küresel ölçekte düşünüp yerel ölçekte hareket edebiliyorum.” Ascha geleceğin enerjisinin nasıl bir yüze sahip olacağını tamamen yakın ısıtma santraline bağlanacak olan yeni yapı­laşma bölgesiyle de gösteriyor. Diğer yandan ahşap pelletlerin elektriğe dönüştürüleceği bir diğer biyogaz ünitesi de kuruluyor. Andreas Kulzer biyoenerji köyü Ascha’nın hikayesinin duyulmasını istiyor: “Biz buranın yerlileri olarak birşeyleri harekete geçirebiliriz. İşte bu şansı kullanmamız gerekiyor.”///

29.07.2011
Bookmarks
| |