Sunday, 27.05.2012 13:06
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

ÇEVRE

Ormanların harika dünyası

Önemli bir ekonomik faktör, iklim fabrikası ve sayısız özellikleriyle büyüleyici bir doğal ortam – Almanya’nın ormanlarına bir bakış.

Reinhard Osteroth

Almanya bir orman ülkesi. Bu yoğun yerleşime sahip sanayi ülkesinin toplam alanının üçte birini yani 11,1 milyon hektarını ormanlar kaplıyor. İnanması güç olabilir fakat bu oran 16. yüzyıl başındakinden daha az değil. Gene de tanınmış, büyük ormanlarını saymak Almanya’nın orman varlığının büyüklüğünü göstermeye yeter. İster “Kara Ormanlar” (Schwarzwald) ister Harz bölgesi, ister Fichtelgebirge isterse de Thüringen ya da Pfalz Ormanı olsun, tüm kentsel ve endüstriyel kümeleşme bölgeleri büyük yeşil adalarla yan yana yükseliyor. Çek Cumhutiyeti’ndeki Bohemya Ormanları ile birleşen Bavyera Ormanları Orta Avrupa’nın en büyük bütünlüklü ormanlık alanını oluşturuyor. Almanya’nın en büyük ulusal parkı da 12.000 hektarlık alanıyla burada bulunuyor. Bu park da ülke sınırlarını aşarak Çek tarafında bulunan ulusal parka uzanıyor ve birlikte Orta Avrupa’nın en büyük orman koruma bölgesini oluşturuyorlar.

Almanya’daki ormanlık alanların büyük bölümünü, yani yaklaşık yüzde 60’ını ağırlıklı olarak çam ve ladinlerin oluşturduğu iğne yapraklı ağaçlar oluşturuyor. Yapraklı ağaçlar arasındaysa ise dillerden düşmeyen “Alman meşesi” değil, kayın ağaçları birinci sırayda yer alıyor. Düzgün gümüşi gövdelerinin arasında güneş ışığının oynaştığı engin kayın ormanları Almanya’nın en güzel ve düşsel alanlarından. Almanya’da doğal halini ­neredeyse bütünüyle koruyan ve dev yaşlı ağaçlara ev sahipliği yapan beş kayın ormanı 2011 baharında UNESCO tarafından Doğal Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi. Bu ormanlar yaklaşık 4400 hektarlık bir alanı kaplı­yor. Schorfheide Chorin Biyosfer Rezervi’nde bulunan Grumsin de bu ­ormanlardan biri. 600 hektar büyüklüğündeki bu orman, Berlin’den kuzey yönünde yalnızca bir saatlik mesafedeki Güney Uckermark’ta bulunuyor. Grumsin ziyaretçilerine adeta zamanda yolculuk etme fırsatı sunuyor. ­Buzul Çağı burada izlerini bırakmış; insanlar yükselti ve çöküntülerle yarıl­mış bir alanda gezinebiliyorlar. Bu ormanları yüzyıllar boyu kesilip tarım alanına dönüştürülmekten koruyabilecek daha uygun bir coğrafi yapı ­olamazdı. Ağaçlar arasındaki bataklıklar, su birikintileri ve küçük orman gölleriyle burası orman ve sudan müteşekkil bir doğal anıt. Fakat insanlar burada her mevsim huzur bulamayabiliyor. Sivrisinekler yeni UNESCO ile gelen yeni şöhretin bu rezerve çok fazla ziyaretçi çekmesini engellemek istermişçesine gezginleri geldiklerine pişman ediyor.

Birleşmiş Milletler 2011’i uluslararası orman yılı ilan etti. Amaç bu yaşam alanlarının gezegenimiz ve insanlar için taşıdığı büyük öneme tüm dünyada dikkat çekmek. Ormanlar dünyanın iklim ve hava sistemlerin çok önemli rol oynuyor. Su ve hava dengelerini düzenliyor, karbon bazlı gazlar için devasa rezervler sağlıyor, hayvan ve bitkilerde tür çeşitliliği için eşsiz bir ortam sunuyorlar. Düşünülenden daha fazla insan ormanlara bağımlı. Bu yılın herşeyden önce ormanların işlevlerine ilişkin tüm bu bilginin yaygınlaşmasına hizmet etmesi bekleniyor.

Almanya’da insanların ormanlara ilgisi tartışmasız çok büyük. Örneğin Müritz Ulusal Parkı her yıl yarım milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlıyor. Uluslar­arası orman yılında ise bu ilgiye karşılık yeni ve zengin etkinlik olanakları sunuluyor. Federal Beslenme, Tarım ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı Almanya’nın her köşesinde 5000’i aşkın etkinlik düzenliyor – Geziler, rehberli orman turları, konserler, ağaç dikimleri. Yılın son etkinliği olarak Berlin’deki Alman Tarih Müzesi 2 Aralık 2011 tarihi itibariyde “Alman Omanları. Bir Kültür Tarihi” başlıklı bir sergi açacak. Burada resim ve ­edebiyat dünyasında orman sahneleri sergilenecek. Tasarlanmış ve zaman zaman aşırı yüklü bir “ideal doğa resmi” (4 Mart 2012’ye kadar).

Almanya’da orman bilincinin bu kadar yüksek olmasının sebeplerinden biri de bu “yeşil akciğerlerin” dinlence ve spor için yoğun bir şekilde kullanılıyor oluşu. Yapılan bir araştırmaya göre Almanya’da yaşayan insanların yüzde 50’si en azından her iki haftada bir ormana gidiyor. İster koşu, ister trekking isterse sade bir gezintiyle, gündelik yaşamın keşmekeşinden ­kaçarak huzuru yeşilde arıyorlar. Bilim insanlarının özgün orman iklimi olarak detaylandırarak tanımladıkları şey insanlar için “ciğerlere çekilecek temiz hava”: Güneşten ve gürültüye karşı korunma, uygun bir nem oranı ve daha pek çok özellik.

Almanya’daki ormanlık alanların yaklaşık yüzde 15’i kayın, yüzde onu ise meşeyse kaplı. Botanikçilerin kesin bir dille belirttiği üzere eğer insan müdahalesi olmasaydı kayın dağlık bölgeler dışında tüm Almanya’da neredeyse tüm alanları kaplayacak kadar yayılırdı. İğne yapraklı ağaçlardan Ladin (yüzde 28) ve çamın (yüzde 23) baskınlığı ise insan eliyle gerçekleşmiş. Ladinin yıllık büyüme hızının yüksek olması ve pek çok alanda kullanıma uygun oluşu yüksek verim ve kar vaat ediyor. Fakat öte yandan fırtınalarda zarar görmeye, hastalıklara ve zararlılara karşı daha savunmasız olan ve bu yüzden istenmeyen mono kültürler oluştu. Buna karşın risk azaltılması hedefiyle Almanya’nın ormanlarındaki yapının dönüştürülmesine şimdiden başlandı. Ağaçlandırma çalışmalarında yapraklı ağaçların dikimine ağırlık verilerek karma ormanların oranın arttırılıyor. Ağaç seçiminde genel iklim değişikliğinin hali hazırda hissedilen ve gelecekte ortaya çıkacak ­etkilerini göz önünde bulundurmak orman sanayisi için zorlu bir görev. Günümüzde kesin olarak ortaya çıkan bir şey varsa o da uzun kuraklık ­dönemlerinde ve sıcağa karşısında yoğun stres altında kalan ladinin dikili olduğu mevcut alanlarda bir azalma olacağı. Kayın, çam ve meşe ise söz konusu koşullar karşısında daha dayanıklı ağaçlar olma özelliğine ­sahipler.

Almanya ormanlarının mevcut durumu yıllık orman durum raporları ve Federal Orman Envanterlerinde değerlendiriliyor. Özellikle de meşe ve kayınlarda tepe bölgesi zarar görmüş ağaç oranı çok yüksek. Her ne kadar 80’li yıllarda korkulan “orman ölümleri” gerçekleşmediyse de ağaçların sürekli denetim altında tutulması elzem bir görev olmaya devam ediyor. İster hava kirliliğinin etkileri, ister aşırı gübreleme, orman zeminindeki süreçlerin araştırılması ya da mikro bakterilerin ve mantarların davranış biçimleri olsun, ormanlar bugüne kadar hiç olmadığı kadar bilimin gündemine yerleşti.

Ormanlar ekonomik açıdan da önemli bir faktör: Ormancılık ve kereste sektörü Almanya’nın en büyük sektörleri arasında yer alıyor. Yaklaşık 1,2 milyon çalışan insan ve yıllık 170 milyar Avroluk bir ciro ile çarpıcı rakamlar ortaya çıkıyor. Almanya, Avrupa’nın en zengin ormanlık ülkelerinden biri. Burada ağaçlar her saniye, kenar uzunlukları 1,55 metre olan bir küplük kereste üretiyor. Alman ormanlarının aşırı kullanılması bir yana, büyüme oranı kesim oranından daha yüksek. Yani enerji üretimine yönelik rezervler de mevcut. Ormanların kullanımı yakın bir zamanda büyük ­değişim geçirebilir. İklim değişikliğinin gölgesinde kereste büyük önem kazanıyor. Biyo kütle santrallerinden ısıtmaya dek enerji üretimine yönelik kullanımının yanı sıra yapı sektörü ve günlük hayata yönelik pek çok başka üründeki kullanımındaki artışın da karbondioksit bilançosunda belli bir düşüş sağlaması bekleniyor. Kereste enerji kaynağı olarak yeniden yetiş­tirilebilen hammaddelerin tüm avantajlarına sahip. Bu hedeflerin hepsi hayata geçirildiğinde ağaç sektöründe büyük bir talep artışı gerçekleşmesi bekleniyor. Dolayısıyla doğa ve orman koruma, yeterli orman alanının muhafaza edilmesi, solucanlar ve böcekler için yeterli “ölü ağaç”ın onlara terk edilmesi gibi bir görevi gerekli kılıyor. Sürdürülebilir bir orman ve kereste sektörünün sıfırdan keşfedilmesi gerekmiyor, aslına bakılırsa 300 yıllık geçmişi olan bir kavram bu: 1713 yılında Saksonya’nın orman sorumlusu olan Hans Carl von Carlowitz bu kavramı geliştirmişti.

Ormanlar Almanya’da ve dünyada geleceğin en önemli çalışma alanlarından birini oluşturuyor. Fakat ağaçlar insanlara kıyasla farklı bir zaman ­ölçüsüne sahip. Onlar onlarca ve yüzlerce yıl içerisinde büyüyor. Bu da önlemlerin işe yaraması için çok önceden başlanarak alınması gerektiği anlamına geliyor. Kereste karmaşık bir mesele halini aldı. Bir Alman atasözünün de belirttiği üzere bu noktada “ağaçlara bakmaktan ormanı göremeyen”lere kendilerinin toparlamaları ve yollarını bulabilmeleri için bol bol açık hava önermeli – koruyucu çatısıyla bir kayın ormanında ­yükselen gövdeler arasında.///

13.07.2011
Bookmarks
| |