Sunday, 27.05.2012 13:05
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

10 soruyla enerjide yeni dönem

Almanya’nın nükleer enerjiye veda etmenin üstesinden nasıl geleceğine ve yenilenebilir enerjilerin bu geçişte nasıl yardımcı olacağına verilecek yanıtlar birinci derecede önemli.

Enerjide yeni döneme geçiş tam olarak nasıl işliyor?

Alternatif enerji kaynakları, 2022’ye kadar tamamı kapatılacak olan nükleer santrallerin (NS) yerini aşamalı olarak alacak. Hangi NS’in ne zaman devre dışı bırakılacağı yapılan risk değerlendirmelerine ve sözkonusu santralin elektrik ağındaki önemine göre belirleniyor. Federal Enerji Ağı Ajansı bir NS’in ilk aşamada “soğuk rezerv” olarak elde tutulup tutulamayacağını kontrol ediyor. NS işletmecileri, gelir eksiklerini dengelemek için Federal Hükümet’in “enerji ve iklim fonu”na yapmaları gereken ödemelerden muaf tutulacak. Bu fon, oluşan açığı kapatmak için 2012’den itibaren Federal Yönetim’in emisyon sertifikalarının artırılmasıyla elde edeceği gelirin tamamını almaya başlayacak. Fon yenilenebilir enerjiler, enerji depolama ve ağ teknolojileri, elekromobilite ile enerji verimliliğine yönelik önlemler gibi alanlardaki araştırmaları destekliyor. Ayrıca yoğun elektiriğe ihtiyaç duyan sanayiyi güvence altına alması ve gelişmekte olan ve yükselen ülkelerin yanısıra Orta ve Doğu Avrupa’daki iklim inisiyatiflerini desteklemesi planlanıyor.

Enerjide dönüşüm altyapı konusunda ne gibi zorunluluklar doğuruyor?

Nükleer enerjinin ortadan kalkmasıyla diğer enerjilerin çok daha etkin şekilde bir ağ oluşturması gerekiyor. Elektrik ağının yapılandırılması kaçınılmaz. Nükleer santrallerin kapatılmasından öncelikli olarak güney eyaletleri (Baden-Württemberg, Bavyera, Hessen) etkilendi. Dolayısıyla kuzeyde elde edilen rüzgar enerjisinin Almanya’nın güneyine mümkün olduğunca az kayıpla ulaştırılması daha da önem kazanıyor. Umutlar elektrik enerjisinin az miktarda kayba uğrayarak uzak mesafelere iletilmesini sağlayan doğrudan ulaşımlı yüksek gerilim hatlarına bağlanıyor. Federal Enerji Ağı Ajansı elektrik ağının yapılandırmasını şeffaf bir biçimde sürdürmek adına kamusal bir süreç aracılığıyla halkın görüşlerini aldı. Federal Ekonomi Bakanlığı da yenilenebilir enerjilerin dalgalı seyir izlemesini dengelemek üzere, esnek bir şekilde kullanıma cevap verebilecek hale getirebilecek akıllı ağlara (“smart grids”) yönelik araştırmaları destekliyor. Asli hedef ise “tüketim temelli elektrik üretimi”nden “üretim temelli elektrik tüketimi”ne geçiş yapılmasını sağlamak.

Nükleer enerjinin yerini hangi enerjiler alacak?

Mümkün olduğunca yüksek oranda yenilenebilir enerjiler asli hedef olmaya devam edecek. Bu hedefe ulaşan yolda ise yüksek verimliliğe sahip fosil yakıtlarla işletilen santraller geçiş teknolojisi olarak hizmet verecek. Almanya’daki termik santrallerin etkinlik düzeyi dünya çapında zaten zirvede. Almanya bunlara ek olarak emisyonu daha düşük ve modern kombine gaz-buhar santrallerinin gelişiminde de öncü. Yine de Federal Yönetim’in enerji konsepti öncelikli olarak yenilenebilir enerjilere dayanıyor: Bunların enerji tüketimindeki (elektrik, ısı, yakıt) paylarının 2030 yılına kadar yüzde 30’a, 2040’a kadar yüzde 45’e, 2050’ye kadarsa yüzde 60’a ulaştırılması planlanıyor. Burada en önemli rolü rüzgar enerjisi, özellikle de atıl olan denizlerden elde edilebilecek enerji potansiyeli oynuyor. Halihazırda yoğun şekilde yapılandırılmış olan fotovoltaik enerjide hedefse, bunların elektrik ağına daha iyi entegre edilmesine yönelik önlemler alınması. Biyoenerji ve jeotermik enerjilerin yapılandırılması sürdürülecek, buna karşılık Almanya’da akarsulardan enerji elde etme potansiyeli büyük ölçüde tükenmiş durumda.

Almanya’da yenilenebilir enerjiler alanında yeni çığır açacak gelişmenin arifesinde ne gibi yenilikçi yaklaşımlar var?

Yüksek verimliliğe sahip organik güneş panellerinden jeotermik elektrik üretimi için yeni keşif süreçlerine kadar uzanan bir yelpazede Federal Araştırma Bakanlığı yenilenebilir enerjiler alanında pek çok yenilikçi yaklaşımı kapsamlı şekilde destekliyor. Ayrıca Federal Çevre Bakanlığı da pek çok projeye destek oluyor. Örneğin GE Wind Energy Ltd. Şti Alman araştırma kuruluşlarıyla ortaklaşa, daha sessiz rüzgar enerjisi üniteleri için halihazırda başarıya ulaşmış konsepler için denemeler yapıyor. Bu ünitelerin yarattığı gürültünün azaltılması halk tarafından da daha rahat kabullenilmelerini sağlıyor. Baden-Württemberg Güneş Enerjisi ve Hidrojen Araştırmaları Enstitüsü’nden araştırmacılar 2010 yılında verimlilik düzeyleri dünya çapında rekor kırarak %20,3’e ulaşan ince tabakalı bir güneş panelini tanıttı. Bir başka örnek: Stuttgart Üniversitesi Yapı Konstrüksiyonu Enstitüsü yönetiminde, kısa süre önce cam cepheler için bir güneş enerjisi kolektör sistemi geliştirildi. Bu sistem yalnızca güneş enerjisini büyük bir verimlilikle ısı enerjisine dönüştürmekle kalmıyor, aynı zamanda güneşten koruma ve ışınların yönlendirilebilmesini de sağlıyor.

Almanya alternatif enerjilere nasıl yatırım yapıyor?

Tüm dünyayı saran ekonomik ve mali krize rağmen 2010 yılında Almanya’da yenilenebilir enerjilere yapılan yatırımlar bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 30 artış gösterdi. 27 milyar Avro’yu bulan meblağla yeni bir rekora imza atıldı. Federal Yönetim bu miktarın yaklaşık yüzde 90’ının yenilenebilir enerjiler yasası (EEG) ile mümkün olduğu görüşünde. Enerjide dönüşüm çalışmaları doğrultusunda EEG’de yapılan yasa değişikliği alternatif enerjilere yönelik yeni teşvikleri öngörüyor. Açık denizlerdeki rüzgar enerjisi santralleri beş milyar Avro’yu aşan bir kredi programıyla desteklenecek. Jeotermiden elde edilecek elektrik için verilecek teşvik de bu yapılandırılmaya açık teknolojiyi daha cazip kılmak için ciddi oranda artırılacak. Federal Yönetim modern enerji teknolojilerinin araştırılıp geliştirilmesi için 2011’den 2014’e kadar yaklaşık 3,5 milyar Avro ayıracak.

Enerjide dönüşüm ekonomide ne gibi yeni olanaklar sunuyor?

Günümüzde yenilenebilir enerjiler sektörü Almanya’da 370.000 kişiyi istihdam ediyor. Federal Çevre Bakanlığı’na göre bu sayı 2030 yılına kadar yarım milyonu aşabilir. Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü’nün (DIW) enerji uzmanı Claudia Kemfert, enerjide dönüşümün örneğin çöp işleme, geri dönüşüm ve su arıtma gibi çevre koruma alanlarında da pek çok ekonomik büyüme olanağı getirebileceği görüşünde. Kemfert’e göre enerjide dönüşüm sayesinde bir milyon insana yeni iş olanağı sağlanabilir. Yenilenebilir enerji sektöründeki Alman firmaları dünya çapında öncü konumdalar. Enerji ünitelerinin ve bileşenlerinin ihracatındaki başarı sayesinde 2005 yılında 8,6 milyar Avro olan ciroları 2010 yılında 25,3 milyar Avro’ya yükseldi. Enerjide dönüşüm bu alanda yüksek oranda büyümeye katkı sağlayacak.

Kapatıldıktan sonra nükleer santrallere ne olacak?

Santraller sökülecek. Öncelikle aktive olup yanmış yakıt elementleri santrale yakın bir ara depolama merkezine nakledilecek. Daha sonra ise nihai depolama merkezlerine aktarılacaklar. Kapatılan santralin büyük bölümü radyoaktif parçaların oluşturduğu envanterinin sökümü içinse iki olasılık var: doğrudan söküm ve söküm daha sonra yapılmak üzere güvenlik korumasına alma. Bir nükleer santralin sökümü dıştan içe doğru yapılıyor: Boru sistemlerinden basınç kabına doğru. Bunların ayrıştırılmasından sonra boşalan bina bölmeleri temizlenir. Radyoaktif ışıma artık tehlike arz etmediğinde bina yıkılır ve bunu santral alanının geri kazanımı izler: Arazinin asli, doğal hali yeniden yapılandırılır. Bu süreç, 1974 kapatılan Niederaichbach Nükler Santrali’nden ya da ilk Alman nükleer santrali olan Kahl Nükleer Deneme Santrali’nden bu yana pek çok kez tamamlanmış durumda.

Almanya gelecekte yurt dışından daha mı fazla nükleer kaynaklı elektrik satın alacak?

Gerçek şu ki Almanya, Japonya’daki nükleer felakete tepki olarak yedi nükleer santrali devre dışı bırakınca ithal edilen nükleer kaynaklı elektriğin miktarı arttı. Fakat Federal Yönetim bunu gerçekçi bir alternatif olarak görmüyor. Özellikle de kapatılan santraller olmadan, elektrik tedariğini güvence altına almak açısından. Kuşkusuz uluslararası ağa sahip elektrik ticaretinde ithalat ve ihracat oranları sürekli değişiyor. Örneğin Almanya günümüzde rüzgarın güçlü olduğu zamanlarda hızla bir ihracat ülkesi haline gelebiliyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda da rüzgar enerjisi yoğun şekilde yapılandırılmaya devam edecek. Temel olarak ihalata bağımlı hale gelmenin önüne geçebilmek için modern termik santrallerden ve daha da önemlisi yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin istikrarlı şekilde artırılması gerekiyor. Yenilenebilir enerjilerden elde edilen elektrik, gelecekte uluslararası ticarette Federal Yönetim’in ajandasında bariz bir önceliğe sahip.

Enerjide verimlilik konusunda neler yapılması planlanıyor?

Hala çok yüksek miktarda enerji boşa gidiyor. Almanya’da enerjinin yüzde 40’ı sırf konutlarda kullanılıyor. Bu durumun değişmesi şart: Binaların ısı tüketiminin 2020 yılına kadar yüzde 20 azaltılması planlanıyor. İklime zarar vermeyen ev standardının gelişmesi için çalışılacak: 2050 yılında binalar için gerekli enerjinin tamamının yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi hedefleniyor. Federal Yönetim yeni oluşturtuğu enerji verimliliği fonuyla binaların enerji tasarrufu için yalıtımları desteklemek ve haneler için enerji ve elektrik tasarruf çekleri gibi tedbirler alıyor. Evlerindeki enerji ihtiyacını başarılı şekilde düşürenler devletten yardım alabilecekler. Ayrıca ilk aşamada 200 milyon Avroluk bütçeye sahip yeni kurulan “Enerji Depolama Teşvik İnisiyatifi” de verimliliği hedefliyor: Bu kuruluş pek çok şeyin yanısıra enerji döngüsündeki engellenebilir kayıpların önüne geçmek amacıyla yapılan temel araştırmaları da destekleyecek.

Almanya uluslararası alanda yenilenebilir enerjiler için neler yapıyor?

Almanya uluslararası ortaklıklar kuruyor. Bunlara en güzel örneklerden biri 2007 yılında Almanya yönetiminin etkin katkılarıyla yapılandırılan Afrika-AB Enerji Ortaklığı. Bu işbirliği çalışması 2010 yılında 100 milyon Afrikalı’ya daha, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen hizmetlere ulaşma imkanı sunmayı kararlaştırdı. Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı ve Alman Uluslararası İşbirliği Topluluğu (GIZ) “Temiz Ocaklar İçin Küresel İşbirliği” projesinin kurucuları olarak çevreyle dost odun kullanımı ve biyogaz gibi alternatif enerji kaynaklarının kullanımını destekliyorlar. Ayrıca Almanca Osta Avrupa Güneş Enerjisi Planı’nı ve çöl elektriği inisiyatifi Desertec’i de destekliyor. Enerji, iklim değişikliğindeki öneminden ötürü de Alman dış politikasının asli meselelerinden biri: Almanya 2011 Temmuzundaki başkanlığı esnasında BM Güvenlik Konseyi’nin bu doğrultuda iklim değişikliğini bir güvenlik riski olarak tanımasını sağlayan çalışmalar yürüttü.

09.08.2011
Bookmarks
| |