Sunday, 27.05.2012 12:23
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Müzik

Gelenekten yeniliğin doğduğu yer

Kreuzberg semtindeki Türk Müziği Konservatuarı kuruluşunun üzerinden geçen on iki yıldan sonra Berlin müzik sahnesinin ayrılmaz bir parçası. Ayrıca kökenden yaratıcıların karşılaşmalarına olanak veren önemli bir merkez halini aldı.

Johannes Göbel

“Öğrencilerimizin yarısı Türk değil”, diyor Nuri Karademirli. “Bize Almanlar, Yunanlar, İtalyanlar, Fransızlar, Amerikalılar, İngilizler de geliyor. Bu harika bir durum!” 60 yaşındaki bu tez canlı adam Berlin Konservatuarı’nın Türk müziği açısından hakiki bir karşılaşma ve etkileşim merkezi haline gelmesinden gözle görülür bir memnuniyet duyuyor. Karademirli ve aynı zamanda bu alanda da yol arkadaşı olan eşi tarafından emin ellerde olan Türk müziği, birbirleriyle bağlantı kurmalarını sağlayacak dolaysız bir ortaklıkları olmayan insanları da yakınlaştırmayı başarıyor.

Gene de başlangıçta konservatuarın kurulmasına özellikle genç Türklerin memleketlerine özgü müziğe olan ilgisi önayak olmuş. “Özellikle kutlamalarda geleneksel türküleri bilmediklerini fark ediyorlardı. Esasen burada, Berlin’de Türk müzik mirasını koruyup besleyecek bir kurumun eksikliği çekiliyordu. Biz bu konservatuarı kurmadan çok önce sürekli bu konuda yardımcı olmamamız yönünde taleplerle karşılaşıyorduk”, diye anlatıyor o günleri Karademirli. Kendisi Türkiye’de beş saygın hocayla ses ve çeşitli enstrümanlar konusunda çalışarak eğitim almış bir devlet sanatçısı.

Nuri Karademirli 1998’de Almanya’ya ilk gelişinden yaklaşık otuz yıl sonra, konservatuarın müdürü olan eşi Halime’yle birlikte bu eğitim merkezini kurmuş. O günden beri hizmet yelpazesi genişlemiş. Günümüzde Berlin Kreuzberg’de yaklaşık 300 öğrenciye akademik eğitim veriyorlar. Konservatuarın öğrencileri hem klasik Türk musikisi hem de Türk halk müziği alanlarında enstrüman ve ses eğitimi alabiliyor. Burada Batı müziğinin çalgısı lavtanın benzeri olan ud ve Avrupalı akrabası zitherin oryantal versiyonu olan kanun gibi Türk müziği çalgılarının yanısıra Almanya’da da bildik çalgılar olan keman ve piyano eğitimi de alınabiliyor. Kısa süre önce burada halk oyunları ve enstrüman yapımı alanlarında da dersler verilmeye başlandı.

“Hocalarımız asli olarak Türkiye’den gelen konservatuar mezunlarından oluşuyor”, diye vurguluyor Nuri Karademirli. Türkiye’de edindikleri know-how’ı Berlin’deki ekibe aktaran bu hocaların yetkinliğinden yararlananlar, sadece akademik düzeydeki konservatuar öğrencileri değil. Eğitim kurumunda, küçük çocuklara yönelik okul öncesi müzik eğitiminin yanısıra birer çocuk ve gençlik korosu da oluşturulmuş. Bunlara ek olarak yetişkinler için de, büyük bir Türk halk müziği korosu ile bir de klasik Türk musikisi korosu bulunuyor. Konservatuarın ses ve enstrüman sanatçıları birlikte müzik yapmak üzere düzenli olarak buluşuyorlar.

“Böyle bir etkileşim müzik için son derece önemli”, diyor Nuri Karademirli. “İster bir Türk Fransızca şarkı söylesin, ister bir Alman Türkçe; Hepsi müziği zenginleştirir. Farklı geleneklere yapıcı bir yaklaşım yeni şeylerin doğmasını sağlar.” Gene de Türk müziği geleneğinin muhafazası ve aktarımı konservatuarın önceliği. Bu konuda son derece büyük başarılar da elde ediliyor. Alman Mario Rispo Nuri Karademirli’den Türk müziği alanında ses eğitimi almış. Rispo şu sıralar İstanbul ve Berlin arasında gidip gelirken heyecan verici işlere imza atıyor. “O muhtemelen klasik eserlerden modern baladlara dek farklı Türk müziği stillerini icra edebilen ilk Alman sanatçı”, olarak övülüyordu Berlin Filarmoni Gazetesi’nde yakın zamanda.

Son zamanlarda pek çok Alman icrası oldukça zor olan Türk müziği konusunda ses eğitimi alıyor. Repertuvarlarını genişletmek isteyen iki profesyonel ses sanatçısı da sırf bunun için Bavyera’dan buraya geliyor. Profesyonel kariyer yapmak isteyenler konservatuarın kayıt stüdyosundan faydalanabiliyor. “Prova kayıtları öğrencilerimize seslerini ve becerilerini daha iyi ölçme fırsatı sunuyor” , diyor Nuri Karademirli. Nasreddin Hoca’nın eğitici hi­kayelerini içeren bir sesli kitabın müzikal arka planı da konservatuarın üyelerince bu stüdyolarda kaydedilmiş. Hatta Hollywood filmi “80 Günde Dünya Turu”nun saoundtrack prodüksiyonu da burada yapılmış. Bağlantı o dönemde filmin oyuncularından Arnold Schwarzenneger’e rolü için ud çalmayı öğreten Nuri Karademirli sayesinde kurulmuş. Çok yönlü bir müzisyen olan Karademirli kısa süre önce Berlin Radyosu Korosu solistleri ve konser­vatuarın saz topluluğuyla birlikte Neukölln semtinde uduyla sahne almış. Sanatçılar “Aşka ve Diğer Çiçeklere Dair” başlığı altında “Akdeniz Coğrafya’sında ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Seferad Müziği“ni sunuyorlar – müzik kültürleri arasındaki etkileşimin en eski örneklerinden biri.

Konservatuar Türk müziğinin zenginleşmesine yönelik katkılarını, yeni açılan eğitim dalı enstrüman yapımıyla da sürdürüyor. Nuri Karademirli profesyonel bağlama, tanbur ve ud yapımı ve tamiri için de Türkiye’den bir uzmanın desteğini almış. Kısa süre önce ilk öğrencileri Alman Sanayi ve Ticaret Odası (IHK) tarafından da onaylanan telli çalgı yapımcısı diplomalarına kavuşmuşlar. Üç yeni öğrenci kaydını yaptırmış bulunuyor. Onlar konservatuarın yakın

zamanda Kreuzberg içinde gerçekleşecek mekan değişikliğine de tanıklık edecekler. Zira kuruma yönelik büyüyen talep daha büyük bir mekanı zorunlu kılıyor.////

31.08.2010
Bookmarks
| |