Sunday, 27.05.2012 12:22
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Yenilikçilik

“Bilgisayar sistemlerine bağlı konutlarda yaşayacağız”

Şahin Albayrak çok sayıdaki girişiminde bilim ve ekonomi dünyasından kafası iyi çalışan gençleri biraraya getiriyor ve başında olduğu DAI Laboratuarı üzerinden Berlin ile İstanbul arasında araştırma alanında işbirliği kurulmasını sağlıyor.

Söyleşi: Kerstin Schneider

Sayın Profeör Albayrak, siz insanların günlük yaşamlarını değiştirecek teknolojiler geliştiriyorsunuz. Biz gelecekte nasıl yaşayacağız?

Bilgisayar sistemlerine bağlı konutlarda yaşayacağız. Hanelerimizdeki her bir nesne sensör donanımlı olacak ve bilgisayar üzerinden diğer cihazlarla bilgi alışverişi içinde olacak. DAI Laboratuarı’nda biz bu gelişmenin yenilikçi potansiyelinden yararlanmak istiyoruz. Kullanıcıya ve onun ihtiyaçlarına uyumlu yeni kuşak akıllı sistemler tasarlıyoruz. Bunlara “smart systems” deniyor. Bizim DAI Laboratuarı’ndaki test konutumuzdaki tüm ev aletleri (televizyondan ocağa ve tost makinesine kadar) bir kumanda ünitesiyle aynı sistem ağına bağlı. Bir bakışla hangi aletlerin o an çalıştığını ve enerji kullanım miktarını görebilirsiniz.

Sizin araştırmalarınızın öncelikli konuları neler?

İçinde bulunduğumuz toplum başetmek durumunda olduğu büyük sorunlarla karşı karşıya. Nükleer enerjiye veda kararı enerjinin pahalanmasına yol açacak; aynı zamanda enerjiye duyalan ihtiyaç düzeyi de artacak, zira bizler bilgisayar kumandalı çokça sistem kullanıyoruz. Laboratuarımız, enerjinin etkin ve sürdürülebilir kullanımına yönelik çözümler geliştiriyor. Ayrıca beslenme ve hareketlilik konusunda da akıllı sistemler bizi aktif olarak destekliyor. Örneğin

mutfaktaki bir program benim hangi biyo ürünlerle yemek yapabileceğimi önerebiliyor veya bir barkod tarayıcısı üzerinden besinlerin içerdiği maddeleri söylüyor.

Yaşamın özellikle hangi alanları bundan etkilenecek?

Alanlardan biri iletişim araçları. Hepimiz smart phon, televizyon, bilgisayar, notebook veya kamera gibi araçları kullanıyoruz, tabii her yerde de bilgi depolanıyor. Bu bilgileri biraraya getirmemiz gerekiyor ve akan bilgileri önceden işleyen, düzenleyen sistemlere ihtiyacımız var, bilgi bombardımanıyla baş edebilmemiz için. Bilgi güvenliği konusunun önemi de giderek artıyor. Örneğin sağlık bilgilerimizin yanlış ellere geçmesini istemeyiz. Bu nedenle şifrelenmeleri gerekir. Ayrıca donanımlarımızın virüslere karşı korumaya alınması gerekiyor. Evlerimizdeki cihazların hırsızlık, su baskını ve yangına karış korunması da giderek daha önemli hale geliyor.

Kullanıcılar sisteme nasıl dahil oluyor?

Çok sayıda araştırma yapıyoruz ve insanları bizim bilgisayar sistemine bağlı test konutumuzda cihazları denemek üzere davet ediyoruz. Gelecekte Almanya’da bu tür test konutlarının sayısı artacak, insanlar birkaç aylığına buralarda yaşayacak. Biz de sonra onlara deneyimleriyle ilgili sorular yönelteceğiz. Daha önceki bazı konseptler öncelikle yaşlılara göre düşünülmüştü. Bu nedenle şimdi biz de dokunmatik ekranlar yerine konuşmaya ve harekete duyarlı interaksiyon biçimlerine yöneliyoruz.

Peki gençlerden ne yönde fikirler geliyor?

Bizim test konutumuzdaki bazı çözümler Berlin’deki üstün yetenekli ortaokul-lise öğrencilerinin fikirlerine dayanıyor. Test mutfağımızdaki aşçı asistanının fikrini on iki yaşındaki bir öğrenci verdi, sadece büyüklerin değil gençlerin de beğeneceği yemek tarifleri için.

Bunlara rağmen üniversitelerde enformatik dalı birinci tercih durumunda değil. Üniversite adaylarının ilgisini bu dala çekmek için nasıl tanıtım yapıyorsunuz?

Önemli olan nokta, enformatiğin hareketli ve cazip bir dal olmadığı imajını düzeltmek. Ben bu alanın ne denli disiplinler arası ve ekip odaklı olduğunu açıklıyorum. Ayrıca en yeni teknolojilerle çalışılıyor. Enformatiği ilginç kılan noktalardan biri de, toplumun geleceğini şekillendiren çözümler üzerinde çalışılıyor olması.

Siz kendiniz seksenli yıllarda Türkiye’den Almanya’ya yüksek öğrenim için geldiniz. Enformatik okuma kararını siz nasıl verdiniz?

Ben başlangıçta inşaat mühendisi olmak istiyordum. Türkiye’de lisedeyken aklımdan geçen şey, daha sonra müteahhit olup çok para kazanmaktı. Daha sonra matematiğe ve elektrotekniğe olan merakımı keşfettim. Kardeşim bana enformatiği tavsiye etmişti, ama Almanya’ya geldiğimde hala pek bilmiyordum nasıl bir eğitim olduğunu. Ardından önce Darmstadt’da üniversite hazırlık okuluna gittim, sonra da Berlin Teknik Üniversitesi’ne.

Pratiğe dönük sistemler konusundaki araştırmalara nasıl yöneldiniz?

Daha önceki araştırmalarda çok kişiye, bunların gerçek hayatla ilgisini soruyordum. Bunun üzerine çözümlerimi gösterebileceğim ve test edebileceğim gerçek ortamlar oluşturmaya karar verdim. Bugün ihtiyacımız olan şey, tekniğin küçük parçalarıyla ayrı ayrı uğraşmak değil, büyük sistem çözümleri sunacak insanlar. Ben hep olayları sorgulayan biriydim. Aynı şeyi bugün de yapıyorum. Bir eşya, bir nesne gördüğümde, bunu nasıl daha iyi yapabileceğimi düşünürüm. Çoğunlukla da aklıma fikirler gelir.

Sizin ilişkiler ağınız da iyi – sanayiyle ilişkilerin rolü hakkında ne söylersiniz?

DAI kendisini üniversite araştırmalarıyla sanayideki değerlendirme olanakları arasında bir köprü olarak görüyor, bizim yenilikçilik merkezimiz “Connected Living” için de aynı şey geçerli. Buraya 45’ten fazla firma üye. Bu firmaların amacı, geleceğin toplumuna, yani giderek daha yaşlı hale gelen ve büyük kentlerde yaşayacak olan topluma ürünler sunmak. Biz de bu konuda uygun teknolojiler geliştiriyoruz ve ilgili araçları hizmete sunuyoruz.

Sizin uluslararası son projeniz Türk-Alman ortak çalışması olan araştırma kuruluşu “German-Turkish Advanced Research Center”. Planlanan şey ne?

İki ülkeden araştırmacıların ve işletmecilerin işbirliği yapabileceği bir platform yaratmak istiyoruz. Amacımız, bilgi ve iletişim teknolojilerinde ürünler geliştirmek ve test etmek. Bu arada iki ülkenin en iyi taraflarını, Almanya’nın teknolojideki know-how’ıyla Türkiye’nin yeniliğe açıklığını biraraya getirmek.

Somutta nasıl işleyecek bu?

Biri Berlin’de biri İstanbul’da olmak üzere iki merkezi bulunan bir enstitü olacak. Bu proje Alman ve Türk hükümetlerince destekleniyor. İki ülkeden firmalar da, içeriklerin oluşturulması ve cevap aranacak sorular konusunda bizimle birlikte çalışıyor. Kafamızdaki şey şu: “Smart City”ler geliştirmek istiyoruz; sağlık, enerji, lojistik veya enerji verimliliği olması farketmiyor, geleceğin zorlu sorunlarıyla baş etmek durumunda olan büyük kentlere dönük çözümler üretmek.

DAI Laburatuarı çeşitli ülkelerden 130 çalışanıyla şu anda da uluslararası bir nitelik taşıyor. Bunun sizin gözünüzdeki anlamı nedir?

İki vizyon söz konusu: En iyi kafalarla birlikte çalışmak istiyorum, bu nedenle üstün yetenekli lise ve üniversite öğrencilerini enstitüye kazanmaya çalışıyorum. İkincisi de, farklı kültürlerden insanlarla birlikte çalışmak istiyorum, çünkü kültürel çeşitlilik benim için artı değer yaratan bir zenginleşme.///

Blişim uzmanı Şahin Albayrak’ın bundan yirmi yıl önce Berlin Teknik Üniversitesi’nde (TU) kurduğu Distributed Artificial Intelligence Laboratuarı’nda (DAI-Labor), bilgisayar sistemine bağlı konut için yenilikçi teknoloji çözümleri üretiliyor. DAI Laboratuarı’nın bugün 130 çalışanı var ve bu alanda dünyadaki önde gelen kuruluşlar arasında sayılıyor. 2003 yılında Prof. Dr.-Ing. Şahin Albayrak Berlin TU’da “İşletme Uygulamalarında ve Telekomünikasyonda Ajan Teknolojisi” kürsüsüne atandı, ayrıca 2011’de İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde fahri doktorluk verildi. Son projesi bir Türk-Alman ortak araştırma kuruluşu olan German-Turkish Advanced ICT Research Center, geçenlerde CeBIT Bilişim Eurasia’da tanıtıldı. www.dai-labor.de

13.12.2011
Bookmarks
| |