Sunday, 27.05.2012 17:11
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

BMW manager: 'We cannot simply import to China'  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Goethe projesi “Yollarda – on the Road”

Edebi karşılaşmalar

“Yollarda” projesiyle Goethe Enstitüsü Avrupa ve Türk edebiyatları arasındaki ilişkileri canlandırıyor

Canan Topçu

Jutta Richter Diyarbakır’ı kolay kolay unutamayacak. Çünkü burada onu beklemekte olan karşılamadan ötürü çok duygulanmış. Yazar burada çocuklara dönük okuma yaptı ve kitaplara ve edebiyata aç genç insanlarla sohbet etti. Almanya’dan gelen yazar, kendi ülkesinden tanımadığı türde bir hüsnü kabul ve ilgiyle karşılaştı. Onun gelişi için Anadolu lisesinin yemekhanesi bir oditoryuma dönüştürüldü. Yazar “Sarı Kalpli Köpek” isimli kitabından bölümler okurken öğrenciler sessiz bir merakla onu dinliyorlardı. Daha sonra da yönelttikleri sorularıyla yazarı terlettiler. Öğrencilerin bu karşılaşma üzerine Almanca konuşmaya ve Almanlarla sohbet etmeye karşı hevesleri arttı. Diyarbakır’daki dinleyicilerin de Jutta Richter’i kolay kolay unutmayacağa benzerler. Ne de olsa bir Alman yazarın binlerce kilometreyi ardında bırakıp onlar için okuma yapması ve onlarla edebiyat ve kitaplar üzerine sohbet etmesi de buralarda çok sık karşılaşılan bir durum değil. Bu Diyarbakır ziyareti, her iki taraf için de eşsiz bir karşılaşmaydı.

Türkiye’nin doğu illerinde okumalar yapmak üzere yollara düşmek muhtemelen Jutta Richter’in tek başına hayata geçirebileceği bir fikir olmazdı. Fakat 54 yaşındaki kadın yazar, Mayıs 2009’dan bu yana Goethe Enstitüsü’nün davetlisi olarak bu gezi için yollarda. Goethe Enstitüsü’nün son yıllardaki en büyük edebi projelerinden biri olan bu çalışma Diyarbakır’da başladı. Türkiye’nin 24 şehrine uğrayacak bu turnenin adı “Yollarda – On the Road – Unterwegs”. Gezinin rotası doğudan başlayıp ülkenin tüm bölgelerine uzanacak. Projenin mali desteği ise Avrupa Birliği’nin (AB) “Cultural Bridges” programının yanısıra “EU Literature goes Goes Turkey / Turkish Literatur goes Europe” adlı AB inisiyatifinden geliyor. 2010 Nisan ayına kadar Almanya’nın yanısıra Belçika, Bulgaristan, İtalya, Avusturya, Romanya, Macaristan ve İsviçre’den toplam 48 Avrupalı yazar Türkiye’de okumalar yapmak üzere yollarda olacak. Aynı zamanda Türkiye’den de 16 yazar 2010 baharına kadar Sofya, Bükreş, Pécs, Viyana, Venedik, Zürih, Essen ve Brüksel gibi şehirlerde okumalar yapacak ve buradaki ziyaretçilerle sohbet edecekler. Bu edebi projenin tüm katılımcıları son olarak 22 Haziran’da Belçika’nın başkentinde düzenlenecek olan büyük bir galada biraraya gelecekler.

Türkiye’de Diyarbakır’ın ardından ziyaret edilecek duraklar Malatya, Gaziantep, Urfa ve Van. Yazın verilecek bir molanın ardından edebiyat turu 2009 sonbaharında programda bulunan şehirlerden sırasıyla Erzurum, Trabzon ve Samsun güzergahında devam etmek üzere yeniden hareketlenecek. Bu turneye internet donanımına sahip olmasının yanısıra okumaların hazırlanacağı ve aynı zamanda programa katılan yazarların kitaplarının ve bu yazarların geldiği ülkelere ilişkin bilgilerin yer aldığı kitapların bulunacağı bir kütüphane otobüsü de eşlik edecek.

“Düzenlediğimiz yalnızca bir edebiyat programından ibaret değil”, diye vurguluyor Türkiye turnesinin İstanbul Goethe Enstitüsü’ndeki koordinatörlerinden Çiğdem İkiışık. İnsanların farklı duyularına hitap edilmesi de dikkate alınmış. Dinleyiciler yalnızca Avrupa’dan tanınmış yazarlarla değil, ayrıca projeye katılan sekiz müzisyen, yönetmen, fotoğrafçı ve sanatçıyla da biraraya gelme şansını yakalayacak. Böylece yazarların okumalarının yapıldığı yerlerde konserler ve sergiler gibi farklı kültürel etkinlikler de gerçekleştirilecek. Bunlardan biri de Nasyonal Sosyalizm döneminde Almanya’dan sürülen ve Türkiye’ye sığınan akademisyenler hakkında hazırlanan “Haymatloz – Özgürlüğe Giden Yollar” başlıklı sergi.

Projede yer alacak Alman yazarları Goethe Enstitüsü’nden bir jüri belirledi. İkiışığın açıklamasına göre özellikle önemli olan kriter: “Yazarların kitaplarının Türkçe’ye çevrilmiş ya da çevriliyor olması.” Amaç projenin hitap ettiği kitlenin yazarların metinlerini Türkçe’de de okuyabilme olanağına sahip olmaları. Seçilen yazarlar arasında Thorsten Becker, Monika Maron, Hans-Ulrich Treichel, Uwe Timm, Ingo Schulze’nin yanı sıra Türk kökenli yazarlar Zafer Şenocak ve Yadé Kara da bulunuyor. İkiışık, turnenin ilk aşamasında Alman yazarlara tüm şehirlerde eşlik etmiş. Dinleyicilerin öncelikle öğrencilerden oluşmasına önem verdiği için, okumaların çoğu okullarda ve üniversitelerde düzenlenmiş. İstanbullu kültür menajeri bugüne kadar geride bıraktıkları etkinliklerden söz ederken sesi heyecanla titriyor. “50 yaşındaki İkiışık “inanılmaz derecede güzel durumlarla karşılaştıklarını” dile getiriyor ve bu karşılaşmaların tüm katılımcılar için unutulmaz olduğundan emin bir dille söz ediyor.

Peki insanların genellikle yaşamsal sorunlarla mücadele etmek zorunda kaldıkları bölgelere Alman yazarları davet etmenin anlamı ne? Proje yöneticisi bu soruyla sık karşılaştığını söylüyor. “İşte tam da bu sebepten”, diye yanıtlıyor bu soruyu. Ona göre “Bu insanlar bu tür etkinliklere çok seviniyorlar”. Ardından da Diyarbakır’dan bir örnek veriyor. Bir okumanın ardından Batman yakınlarındaki bir okulun müdürü ona gelmiş ve kendi kasabalarında da bir okuma düzenlenmesi için ısrarla ricada bulunmuş. “Elbette biz de oraya gittik”, diye belirtiyor İkiışık. Bu ara durağa uğramalarının çok iyi sonuç verdiğini belirtiyor: Okulun toplantı salonunda Jutta Richter’i dinleyen ve onunla edebiyat üzerine konuşan 400 öğrenci hazır bulunmuş.

20.07.2009
Bookmarks
| |