Sunday, 27.05.2012 16:41
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

VAKIFLAR

Yaratıcı ve yönlendirici

Almanya’da vakıflar alanında son dönemde bir patlama yaşanıyor. 2008 itibariyle sayılarındaki artış zirveye ulaşan vakıflar günümüz sivil toplumun önemli yapı taşları.

Oliver Sefrin

Göçmen ailelerin çocuklarına burs veriyorlar, sanat müzelerinin yapımını finanse ediyorlar, bilimsel araş­tırma projelerine teşvik sağlıyor, doğanın korunması için çalışıyor ya da yardıma muhtaç kişiler için bakımevleri açıyorlar: Günümüzde büyük bir patlama yaşayan vakıflar toplumda gittikçe büyüyen bir anlam ve önem kazanıyorlar. Almanya’da bugün hiç olmadığı kadar çok vakıf bulunuyor: 2008 yılında bu alanda yeni bir rekor sayıya ulaşıldı. Alman Vakıflar Birliği’nin rakamlarına göre bugün Almanya’da medeni yasaya göre kurulmuş 16.406 vakıf var – geçen yıla göre yüzde altılık bir artış söz konusu.

“Vakıflar sektörü büyümeye devam eden bir alan”, diyor Alman Vakıflar Birliği’nin genel sekreteri Hans Fleisch. Bir­liğin kayıtlarına göre 2008 yılında 16 eyaletin tamamına dağılmış olarak toplam 1020 yeni vakıf kuruldu. “Almanya bir vakıflar ülkesi olma yolunda “, diye yorumluyor Alman Vakıflar Biliği başkanı ve Volkswagen Vakfı genel sekreteri Wilhelm Krull (bkz. söyleşi). Krull, durumu son derece açık bir şekilde betimliyor: “Yılların getirdiği toplumsal refah ve zenginlik birikimi, her geçen gün daha çok vakıfın ortaya çıkmasıyla kendini gösteriyor.” Heidelberg Üniversite’sinden sosyoloji proesörü Helmut K. Anheier de saygın vakıf kurumunun yapısında yeni bir dinamik görüyor. “Vakıflar, devletin küçüldüğü günümüzde toplumsal angajmanın ve eskiden devlete düşen görevlerin her geçen daha fazla bir kısmının özel alana taşınmasının çağdaş bir aracı olarak kendilerini gösteriyorlar”. Bunu destekleyen başka olgular da var: Geç­tiğimiz dokuz yıl içerisinde, Federal Alman Cumhuriyeti’nin daha önceki elli yıllık döneminin toplamında kurulandan daha çok vakıf kuruldu. Günümüzde Almanya’da varolanların yüzde 70’inden fazlası ise Berlin Duvarı’nın 1989’daki yıkılışından sonra kurulmuş vakıflar.

Almanya bu alanda Avrupa’da vakıf dostu ülkeler arasında zirvedeki yerini aldı. Bunda yasal koşulların iyileştirilme­sinin de büyük katkısı var. 2007 yılında çıkan toplumda bi­reylerin angajmanını artırmaya yönelik yasa hem daha fazla vakıf kurulmasına önayak oldu hem de reformdan önce mevcut olan vakıflara yeni düzenlemelere bağlı olarak daha çok para akıyor. Alman Vakıflar Birliği tüm vakıfların toplam malvarlığını yaklaşık 100 milyar Avro olarak tahmin ediyor. Yalnızca 2008 yılında tüm vakıfların sosyal yardım, eğitim, bilim ve kültür alanlarında dağıttıkları para toplam 15 milyar Avro’yu buluyor.

Vakıfların amaçlarının yanısıra yöneldikleri konuları ve yapılanmaları da son derece geniş bir yelpazeye sahip. Almanya’da vakıflar dünyasındaki son atılım yereldeki yurttaş girişimlerine dayalı vakıfların gelişmesiyle yeni bir hız kazandı. Herkesin vakıf kurucusu olabileceği ve son dönemde sayıları en hızlı artan yurttaş girişimi tipi vakıflardan 2008 yılında 32 tane daha kuruldu. 200’ü aşkın yurttaş girişimi vakfıyla Almanya ABD’den sonra dünyada ikinci sıraya yerleşmiş durumda. “İdeoloji, siyaset ve dinden bağımsız şekilde, kentimizi gü­nümüzde ve gelecekte daha güzel ve daha yaşanır bir yer haline getirmek için projeler başlatarak ya da mevcut pro­jeleri sürdürerek sorumluluk üstlenmek istiyoruz.” Almanya’da yurttaş girişimi vakıfları için çalışan 6500’ü aşkın hayırseverlerin birçoğu motivasyonlarını bu şekilde tanımlıyor ve böylelikle yeni nesil vakıflara hakim olan dü­şünme biçimini de dile getirmiş oluyorlar: Yalnızca bağış 0yapmak değil, aynı zamanda yaratım ve üretimde rol almak ve kendi toplumsal özlemlerini yansıtmak istiyorlar.

18.05.2009
Bookmarks
| |