Sunday, 27.05.2012 16:16
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Röportaj: Annette Turmann, Gana’daki DED koordinatörü

“Küçük adımlardan oluşan bir yol”

İnsanların haklarını ve temel özgürlüklerini dünya çapında korumak ve keyfi muamelenin ve sömürünün imkan bulmaması için gerekli koşulları yaratmak – bunlar Almanya’nın insan hakları politikasının bel kemiği. Almanya, Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletler’in insan hakları alanında yaptığı önemli tüm anlaşmalara imza atmış bir ülke ve uluslararası ilişkilerinde insan haklarına saygıdan ve insan haklarının güçlenmesinden yana tavır koyuyor.

Almanya’nın insan hakları ve hukuk devleti sorunları alanında yaptığı çalışmalarda farklı düzeylerde hedeflediği diyalog ve işbirliği – tüm dünyada devletler, sivil toplum örgütleriyle ve medyayla – belirleyici unsur. Örnek olarak Çin alınabilir: Alman-Çin İnsan Hakları Diyalogu 2003 yılından beri her yıl, insan haklarının korunmasıyla ilgili konularda yoğun fikir alışverişinin altyapısını oluşturuyor ve böylelikle Almanya ve Çin arasında sürdürülen Hukuk Devleti Diyalogu’nu da tamamlayıcı katkıda bulunuyor. Irak’ta da Almanya partnerleriyle birlikte insan haklarına destek kapsamında bakanlıkların ve resmi kurumların çalışanlarına eğitim veriyor, gazetecilere yönelik kurslar düzenliyor ve işkence kurbanlarının tedavisi için iki merkezin yapımını destekliyor. AB’nin Orta Asya stratejisi kapsamında bu bölgenin ülkeleriyle başlattığı bir insan hakları diyalogunun arkasında da Almanya’nın 2007 yılının ilk yarısında AB Dönem Başkanlığı sırasında attığı adımlar yatıyor.

Sayın Turmann, DED Gana’da demokrasinin gelişmesine katkıyı amaçlıyor. Siz burada kimlerle işbirliği içinde çalışıyorsunuz?

Sivil toplumun önemli bir grubu köy ileri gelenleri, buranın deyimiyle “Chiefs”. Bu kişiler ülkenin geleneksel otoriteleri arasında yer alıyor ve gerek toplumda gerekse de politikada önemli rolleri var. Gana’da özelikle de yerel düzeyde köy halkıyla ilişkilerde önemli muhatap durumundalar. Gana toplumunun geleneksel otoriteleri durumundaki şefler, kendi toplumlarının ihtiyaç ve çıkarlarını en iyi bilen kişiler, yaşanan sorunları biliyorlar ve devlet yetkililerinden çok daha fazla güven duyulan ve olan biteni izleyen kişiler. Bu özellikleri onları Gana devletiyle sivil toplum arasında önemli aracılar haline getiriyor, örneğin halkın da söz hakkının bulunduğu ihtiyaca bağlı kalkınma planlaması gibi bir girişimi başarıyla hayata geçirmek veya çıkar çatışmalarını uzlaştırmak söz konusu olduğunda.

Alman Kalkınma Servisi Gana devletini de, toplum içindeki geleneksel otoritelerin siyasi karar süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve devletle sivil toplum arasında ihtiyaç duyulan yakınlaşmanın sağlanması yolunda destekliyor. Bunun somut anlamı nedir?

Biz köy ileri gelenlerini aydınlatma ve kalkınma çalışmalarında danışmanlık konusunda kendi rollerinin farkına varmalarını sağlama, öte yandan onları devlet sisteminin yapısı hakkında, yerel yönetimlerin işlevleri hakkında bilgilendirme, kendilerinin ilgili yerlerle iletişimi nasıl kurabilecekleri ve sürtüşmelerin nasıl giderilebileceği hakkında eğitim verme gibi çalışmalar yürütüyoruz. Öte yandan belediye başkanı gibi kamusal yönetimin temsilcilerine yönelik olarak da çalışmalar yapıyoruz; belediye başkanlarına, geleneksel otoritelerle iletişimde onların kalkınma planlarına danışman olarak nasıl dahil edilebileceği konusunda yöntem ve yolları gösterme gibi çalışmalar yürütüyoruz. Bunun için sözgelimi seminerler veya iki tarafın bir araya geldiği ve önyargılarını aşma fırsatı buldukları diyalog forumları düzenliyoruz.

DED’in çalışmalarının yankısı nasıl?

Bu çalışmalara talep çok fazla – hem kamunun yerel temsilcileri hem de geleneksel otoriteler tarafından. DED’in bu konuda aktif olduğu bölgelerde köy ileri gelenleri, Gana devletinin yapısı hakkında bilgilenmiş ve kendi aracılık rollerinin farkına varmış olarak, halkı harekete geçirmede ve devletin karar süreçlerine dahil olmada etkililer. Tabii bir demokratikleşme sürecinin esas olarak çok sayıda küçük adımdan oluşan bir yol olduğunu da unutmamak gerek. Yine de dışarıdan tarafsız birilerinin gözlemci ve danışman olarak devreye girmesi ve farklı tarafların aynı masada buluşturulmaları çoğu kez işe yarıyor. Eğer bizim düzenlediğimiz çalışmaların ardından, sivil toplumun parçası olarak köy ileri gelenleri ve resmi kurumların temsilcileri tekrar kendi aralarında bir araya geliyorlarsa, ileride birlikte kalkınma planlarını nasıl şekillendirecekleri, nasıl daha iyi birlikte çalışabilecekleri ve sürtüşmelerden kaçınacakları konusunda kurallar belirliyorlarsa bunu başarı hanesine yazmak gerekir.

Annette Turmann

2003 yılından beri Alman Kalkınma Servisi adına çalışıyor (DED). 49 yaşındaki Turmann DED’in Gana’daki koordinatörü.

23.07.2008
Bookmarks
| |