Sunday, 27.05.2012 16:07
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Röportaj: Filistin’e ait bir bölge olan Ramallah’daki Goethe Enstitüsü’nün yöneticisi Farid Majari

“Sanatsal deneylere elveren bir deneyim alanı”

Farid C. Majari

Farid C. Majari

Sayın Majari, Filistin topraklarında Almancaya ilgi hangi boyutlarda?

Kilise himayesindeki yedi okulda ve pilot proje olarak da Beytüllahim’deki iki devlet okulunda Almanca dersleri veriliyor. Toplam 2000 kız ve erkek öğrenci Almanca öğrenimi görüyor. Arap dünyasında yalnızca Mısır’da Almanca öğrenimi daha yaygın. Yabancı dil olarak Almancanın işi okulların dışında zor.

Kursa devam edenlerin motivasyonu nedir?

Almanca öğrenmenin son derece somut bir gerekçesi var: Neredeyse tamamı erkek olan Almanca kursiyerlerinin amacı Almanya’da yüksek öğrenim görmek. Fakat biz yalnızca başlangıç seviyesinde kurs veriyoruz. Ramallah ve Gazze’deki kursiyerlerin sayısı her yıl 200 ila 400 arasında değişiyor. Kurslara katılanların birçoğu burada Almanca öğrenebilmek için her gün batı yakasından Ramallah’a geliyorlar. Bu da İsrail’in kontrol noktalarından ötürü saatler sürebiliyor. Partner okullar inisiyatifi kapsamında Goethe Enstitüsü batı yakasının kuzeyinde, Nablus yakınlarında da okullarda Almanca eğitimi vermeye başlayacak.

Burada sizin kamuoyunuz için Almanya’yla ilişkide olmanın önemi nedir?

Goethe Enstitüsü Filistin bölgesinde Centre culturel français ile ortaklaşa Fransız-Alman Kültür Merkezi’ni oluşturuyor. Her ne kadar Almanya burada büyük kabul görse de, ziyaretçilerimiz bizden öncelikle buradaki yerel kültür yaşamına katkı sağlamamızı bekliyorlar. Biz aynı zamanda, toplumsal, politik ve dini zorlukların ötesinde, sanatsal deneyimlere elveren bir alanız. Ayrıca burası, eleştirel İsrailli sanatçıların filmlerinin gösterilebildiği yegane yer. Dolayısıyla bu bağlamda biz „biraz farklı bir kültür merkeziyiz“ ve buradaki kültür hayatının asli oyuncularından biriyiz. Elbette buradaki koşullar altında çalışmak pek de kolay değil. Enstitü çalışmalarına başladığı ilk zamanlarda buradaki sürekli tırmanan gerginlikten ötürü birçok etkinliği iptal etmek zorunda kaldık. Konuk sanatçıları buraya getirmek ya da Filistinli partnerlerin Almanya’ya gidebilmelerini sağlamak oldukça iyi bir koordinasyonu gerektiriyor. Buna rağmen verdiğimiz emeklerin karşılığını her zaman alamadığımızı da eklemem gerek.

Farid C. Majari

2002 yılından beri, Ramallah’ta 1997’de kurulan Goethe Enstitüsü’nün yöneticiliğini yapıyor. 2009 Ocağından itibaren çalışmalarını Beyrut’taki enstitüde sürdürecek.

Dışişleri Bakanlığı dış kültür politikası çerçevesinde gelişmekte olan ülkelerdeki tehdit altındaki kültür varlıklarını da korumaya çalışıyor. Örneğin bu doğrultudaki en önemli işlerden biri, Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün üstlendiği, Afganistan’ın batısında arkeolojik buluntuların listelendirilmesi görevi. Irak’ta yapılan çalışmalar arasında Ulusal Müze’nin ve Antik varlıklar yönetiminin desteklenmesi de var; örneğin Antik Babil kentinin arkeolojik kazıları sırasındaki koruma önlemleri gibi. Ve Butan’da ülkenin en önemli manastırlarından birine ulaşımı sağlayan ve onlarca yıldır yıkık durumda olan geleneksel ahşap bir köprünün yeniden inşasına olanak sağlandı (fotoğraf). Bunlar Dışişleri Bakanlığı’nın 1981’den bu yana, toplam 40,7 milyon Avro’yla desteklediği Kültür Koruma Programı çerçevesindeki 135 ülkedeki yaklaşık 2100 projeden yalnızca bazı örnekler.

24.07.2008
Bookmarks
| |