Sunday, 27.05.2012 16:06
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Questioning Google's massive deletion of links  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Komite başkanı

Bir zamanlar dünya klasmanındaki futbolcu ve Organizasyon Komitesi (OK) başkanı Steffi Jones ile Almanya’da düzenlenecek 2011 Fifa Bayanlar Dünya Kupası üzerine bir söyleşi

Jürgen Rollmann

Güney Afrika’da düzenlenen 2010 Dünya Kupası’ndan bir sene sonra bayanlar dünya şampiyonluğu unvanı için sahaya çıkacaklar. Şampiyonaya katılacak on altı takımın belirleneceği eleme maçları halen devam ediyor. Almanya’da düzenlenen başarılı 2006 Dünya Kupası’nın ardından, bir zamanların dünya klasmanındaki kadın futbolcusu Steffi Jones Organizasyon Komitesi başkanı olarak uzun zamandır yaptığı çalışmalarla, Almanya’da bir başka dikkat çekici etkinlik gerçekleşecek.

Sayın Jones, Alman Futbol Federasyonu (DFB), Bayanlar Futbolu Dünya Şampiyonası 2011’in organizasyonuyla neleri hedefliyor?

En büyük hedefimiz kalıcı bir etki yaratmak. Umuyoruz ki bu turnuva kadın futbolunun profesyonelleşmesinde gelişme kaydetmek için belirleyici bir itici güç sağlayacak. Ulaşmak istediğimiz nokta kadın futbolcuların yalnızca spor yaparak geçinebilmeleri ve yanısıra çalışmak zorunda kalmamaları. 2011 Bayanlar Dünya Kupası sayesinde kadın futbolunu Avrupa’nın göbeğinde sıra dışı bir arenaya taşıyarak insanlara tanıtabilir ve her bakımdan son derece cazip bir platform sunduğunu gösterebiliriz. Benim kişisel hayalim futbol oynamak isteyen her kız çocuğunun bu isteğini gerçekleştirebilmesi. Buna geniş kapsamlı kız futbol takımlarının ve aynı zamanda antrenörlerin ve antrenman sahalarının mevcudiyeti de dahil. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. DFB bu amaçla 19,4 milyon Avroluk bir bütçe ayırdı.

2006’daki Erkekler Dünya Kupası’ndan farklı olarak neler yer alacak?

Başarılı geçen 2006 Dünya Kupası sayesinde organizasyon bakımından bize avantaj sağlıyor. Öte yandan salt bir taklit yerine kendi tarihimizi yazmayı hedefliyoruz. Bence kupanın sloganı olan “En Güzel Yüzüyle 20 ONBİR”, hedefimizi mükemmel şekilde dile getiriyor.

Bugüne kadarki en iyi Bayanlar Dünya Kupası nerede gerçekleşmişti?

Ben oyuncu olarak 1999 ve 2003’te ABD’de düzenlenen dünya kupalarına katıldım. 1999 kupasının finali 100.000’i aşkın seyirciyle devasa boyutlardaydı. Burada çıta yükseltilmişti. Ayrıca 2000 Sydney Olimpiyat Oyunları da olağanüstüydü. Tüm ülke kutlama havasındaydı, her yer ülkeleri ve insanlarıyla ilgili her türlü bilgiyi vermeye canı gönülden hazır ve olimpiyatlara gönül vermiş dost canlısı insanlarla doluydu. Bizim 2011 için umudumuz Almanya’da mümkün olduğunca çok insanın Bayanlar Dünya Kupası’ndan etkilenmesini ve yabancı misafirlerimizin bir de harika şe­hirlerimizle ve görülmeye değer güzelliklerin tadına varmasını sağlamak.

Başlama düdüğüne bir yıl kala hazırlıklar ne du­rumda?

Herşey planlara uygun yürüyor. Şu anda Güney Afrika’da düzenlenecek Dünya Kupası’nın hemen ardından ülkemizde oynanacak yirmi yaş altı bayanlar kupasına yoğunlaşmış durumdayız. Bu bizim için 2011’de Bayanlar Kupası’na da ev sahipliği yapacak dört stadyumda gerçekleştirilecek bir tür genel prova. Bu yılın en önemli etkinliklerinden biri de elbette 29 Kasım’da Frankfurt Festhalle’de düzenlenecek ve televizyondan canlı yayınlanacak son tur kuraları. Ayrıca bilet satışları son hız devam ediyor. İlk aşamada 200.000 bilet sattık. Bu pek çok insanın kupanın ayırdında olduğunu gösteren çok olumlu bir işaret. Eğer statları yüzde 80 kapasiteyle doldurabilirsek kupayı finanse etmiş oluyoruz. Fakat ben yüzde 100’e ulaşabileceğimize inanacak kadar olumlu bakıyorum.

Organizasyon komitesinin diğer çalışanlarıyla iletişiminiz nasıl? Komite başkanı olarak bütün ayrıntılarla ilgilenmeniz gerekiyor mu?

İşin stratejik kısmıyla ilgilenme işini genel koordinatörümüz Ulrich Wolter ve dört departman yöneticimiz üstleniyor. Böylelikle ben de işin temsil bölümüyle ilgilenebiliyorum. Fakat gene de karşımıza çıkan tüm görevlerle elimden geldiğince yoğun şekilde ilgilenmeye çalışıyorum. Son derece çetin tartışmaların geçtiği olduysa da her seferinde mutabakata varmayı başardık.

2008 yılında görevi üstlenirken böyle olacağını tahmin ediyor muydunuz? Ne de olsa bir yıl öncesinde son derece başarılı kariyerinizi sonlandırmıştınız.

Elbette öncelikle işi içinde öğrenmem gerekti. O zamanlar daha önce bir dünya kupası organize etmiş olan Franz Beckenbauer hariç kimseyi tanımıyordum. Bu futbol sahasından masa başı görevine geçişti, ama son derece öğrenmeye ve çeşitliliğe açık bir geçiş. Bugün Şansölye Merkel’le bir etkinlik, yarın bir okulda konuşma, öbür gün tamamen farklı bir şey. Benimki son derece güzel bir iş!

Sırası gelmişken Şansölye’nin kupaya ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim için böylesine önemli ve belirgin bir desteğe sahip olmak harika bir şey. Şansölye bir kadın olarak siyaset sahnesinde bizim için çok önemli bir temsilci ve aynı zamanda kadın futboluyla da gerçekten ilgili. Kendisi aynı zamanda First Ladies Takımımızın da başkanı. 2006 Dünya Kupası’ndan beri bir futbolsever ve büyük bir tutkuyla yanımızda. Ayrıca her zaman fikir alışverişi için zaman ayırıyor.

Peki üst düzey futbola bakıldığında erkekler ve kadınlar arasında herhangi bir fark kaldı mı?

Tutum ve angajman konusunda bir fark kalmadı. Burada da erkek futbolunda olduğu gibi profesyonelce çalışılıyor. Bunu Bayan Milli Futbol Takımı’nın erkeklerde olduğu kadar büyük bir antrenman kadrosuna sahip olmasından da anlamak mümkün. Tabii yapılmaması gereken tek bir şey varsa o da fiziksel karşılaştırmalar.

Kadın futbolu 1970 yılına kadar Almanya’da yasaktı. O günden bu yana kaydedilen gelişmeyi temel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu nasıl bir dönemdi? Kadının görevi çocuk­larla ve ev işleriyle ilgilenmekti. Bunun kadına bakışın değişmesiyle birlikte hızla gelişen futbolun kendisinden kaynaklanmadığı açıktı. Kadınlar için de Bundesliga kuruldu ve milli takım hemen büyük başarılara imza atmanın sevincini yaşadı. Bugün DFB çatısı altında kayıtlı olarak futbol oynayan bir milyonu aşkın kadın ve genç kız var ve bu eğilim sürekli artıyor. Yani kadın cephesinde önemli derecede olumlu gelişme yaşandı. Hem saha içinde hem de dışında!

Neden televizyonda Bayanlar Birinci Ligi’nden çok az görüntüye yer veriliyor?

Genellikle yalnızca bölgesel medyada görüntülere yer veriliyor. Bizim minimal hedefimiz önümüzdeki beş yıl içinde bu alanda birşeyleri değiştirmek. Kadın oyuncuları daha iyi eğitmeli, birinci ligi daha cazip kılmalıyız ki daha fazla seyirci gelsin ve sponsorların ve medyanın ilgisi büyüyebilsin. Bunlar birbirini körükleyen şeyler. Ve her ne kadar gelecekte Bayanlar Birinci Ligi’nde oynanan bir maçın 50.000 seyirci çekmesi gerçekçi olmasa da Bayanlar Dünya Kupası’nın bu doğrultuda itici bir güç oluşturacağını ümit ediyoruz.

Bayanlar Dünya Kupası’na yönelik geniş kapsamlı programlar yer alacak mı?

Tabii ki. Örneğin sosyal bir proje olan ve 60 yetimhanenin destekleneceği “2011 Çocuk Rüyaları” adlı programı hayata geçirdik. Stad­yumların yakınında tüm ailenin keyifli zaman geçirebilmesi için eğlence parkları kurulacak. Ayrıca kupa öncesinde pek çok şehirde Bayanlar Dünya Kupası’nı tanıtmak ve ilgi uyandırmak amacıyla çeşitli tanıtım etkinlikleri düzenliyoruz. Burada pek çok milli takım oyuncusu da yer alacak.

Spor kısmına gelince: Şampiyonluk için favorileriniz kimler?

Unvanını korumak isteyen Almanya elbette bunlardan biri. Hemen ardımızdan ABD ve Brezilya geliyor. Son zamanlarda İngiltere ve Kuzey Kore de kendilerini geliştirdiler. Ayrıca Çin’i de hafife almamak gerekiyor. Fakat eleme maçları Ekim sonuna kadar sürecek. Kupaya kimlerin kalacağını bekleyip göreceğiz.

Şu anda dünyanın en iyi kadın futbolcuları kimler?

Brezilya’dan Marta ve Christiane, İngiltere’den Kelly Smith ya da ABD’den Abby Wambach. Yanısıra Birgit Prinz ve elbette kalecimiz Nadine Angerer.

Futbolseverler hangi oyuncuların varlığından ötürü özellikle sevinç duymalı?

Tecrübeli oyuncularımızın yanısıra Hamburger SV’de forma giyen Fatmire Bajramaj ve Kim Kulig. Bu iki kadın genç yaşlarına rağmen inanılmaz kalifiye ve teknik açıdan parlak oyuncular.

Kupa için üç dilek hakkınız olsaydı neler dilerdiniz?

Almanya için 3. kez dünya şampiyonluğu! Dolu statlar! Heyecan dalgasının herkesi sarması! //

11.03.2010
Bookmarks
| |