Grundgesetz’e giden yol
1 Temmuz 1948 tarihinde Batılı Müttefikler Batı Alman siyasetinin en üst temsilcilerine Batı kesiminde bir Alman devleti kurma konusundaki planlarını bildirdiler. Böylece Doğu Batı işgal bölgeleri açısından tercih ortaya konmuş oldu. 1948/49 yıllarının özgürlükçü demokrasinin yükseldiği yıllar olduğu da söylenemezdi. Soğuk Savaş ve Berlin’in bölünmesi başlamıştı. Sovyetler Birliği ilk atom bombalarını patlatmış ve Prag’ta komünistler darbeyle iktidara gelmişti. Bunlara karşın Grundgesetz’in anaları ve babaları metinde, bireyin onuru ve özgürlüğüne ilk sırayı verdiler. 1933’te yıkılan Weimar Cumhuriyeti anayasasının eksik ve zayıf yönlerinin ve Nasyonal Sosyalizm’in insanlık suçlarının farkındaydılar ve temel haklara ayrıcalıklı bir yer verdiler. Bundan böyle diktatörlük çıkmazına sapılmaması amaçlanıyordu. Koruma altına alınan ifade, bilgi alma, yazılı ve görsel medya özgürlükleri; Almanları ergin yurttaşlar kılmalıydı. Ayrıca uluslararası düzeyde de Almanya’ya güven duyulması sağlanmalıydı.
Grundgesetz’in ilanı
“Bugün, 23 Mayıs 1949 günü, halkımızın inişli çıkışlı tarihinde yeni bir sayfa açılıyor: Bugün Grundgesetz’in imzalanmasıyla ve ilanıyla Federal Almanya Cumhuriyeti tarihe ilk adımını atacak. Bunun ne anlama geldiğinin hepimiz bilincindeyiz. 1933 yılından beri olan biteni bilinçli yaşayanlar, 1945 yılındaki topyekun yıkıma tanık olanlar, 1945’ten beri tüm gücün Müttefiklerce devralınmasını bilinçli biçimde yaşayanlar, bugün, bugünün sona ermesiyle, yeni Almanya’nın doğacağını yüreğindeki kıpırtılarla düşünecektir.” Konrad Adenauer, Parlamenter Konsey’de Grundgesetz’in imzalanmasını bu sözlerle başlatmıştı. Bir gün sonra Federal Almanya Cumhuriyeti tarihe adımını attı.
Grundgesetz’in ana içerikleri
Grundgesetz adıyla anılan 1949 tarihli Alman anayasasında toplam 146 madde yer alıyor. Bu maddeler sırasıyla dört gruba ayrılabilir. İlk bölüm, on dokuz dokunulmaz temel hakkı kapsıyor. İkinci bölümde Almanya’nın federatif devlet yapısı, yani federal yönetimle eyaletlerin ilişkisi belirleniyor. Üçüncü bölüm devletin en üst organlarının görevlerini ve işlevlerini tanımlıyor. Dördüncü bölümdeyse, devlet organlarının, federal yasaların uygulanması gibi görevleri yer alıyor. Anayasa metninin ön sözünde, “birleşmiş bir Avrupa’da dünya barışına hizmet” iradesinin altı çiziliyor.











