Sayın Belediye Başkanı, 20 yıl önce 9 Kasımda Duvar yıkıldı. Siz o günü nasıl yaşadınız?
Bu tarihi Perşembeyi gayet iyi hatırlıyorum. Doğu Almanya’dan emekli olmuş bir akrabamız, Lichtenrade’de bizim yanımızdaydı. Bir Çin lokantasında yemekteydik. Sonra tekrar eve döndük, annem ve misafirimiz yatmaya gitti, tam o sırada bir komşumuz büyük telaşla telefon etti. Dosyalarınla uğraşmayı bırakıp (o sıralar ben Belediye Meclis üyesiydim) televizyonu açmamı söylüyordu. “Buna inanmayacaksın, Klaus”, dedi. Gerçekten de gördüklerime inanmakta zorlandım. Duvar açılmıştı.
O zamandan beri çok şey değişti. Berlin’de gerçekten de Willy Brandt’ın bir zamanlar dile getirdiği ön görüsü doğrultusunda bir kaynaşma gerçekleşti mi?
Berlin Almanya’da aynı eyalet içinde Doğu’yu ve Batı’yı bir arada tutan tek yer. Bu nedenle Berlin’i birleşmenin atölyesi olarak görmek yanlış olmaz. Arada geçen zamanda Willy Brandt’ın ön görüsü gerçek oldu. Onun sözleriyle, “aynı bütünün iki parçası buluştu” Berlin’de. Ama elbette eskiden nasılsa o haline dönüş olmadı, tarih ve gelişmeler ileriye doğru yol aldı çünkü.
Geçmişin bölünmüşlüğünden fazla bir iz kalmamış görünüyor...
Duvar’ın yıkılışının hemen ardından oluşan atmosferi anlamak gerek; insanlık dışı görülen bölünmüşlüğe ait tüm semboller yok edilmek isteniyordu. Ama bugün geçmişin bu bölünmüşlüğünü görünür kılmak ihtiyacı (isterseniz buna yeniden yaşanabilmesi ihtiyacı diyelim) söz konusu. Burada doğru kararı verdiğimize, Bernau Caddesi’ni kuşatacak şekilde Berlin’de bir tür Duvar anıtı oluşma kararının doğru olduğuna inanıyorum.
Geçmişte olduğu gibi bugün de sıklıkla kullanılan “Doğu” ve “Batı” gibi kategoriler size ne ifade ediyor?
Kent 20 yılda bütünleşip kaynaştı. Buna rağmen Doğu ve Batı, coğrafi yönden daha fazlasını ifade ediyor bugün de. Zira insanlar bugün de, geçmişin Doğu ve Batı dünyasının yönlendirdiği kendi geçmişleriyle yaşıyorlar. Ve bazen bu deneyimlerden kaynaklanan farklı duygusal tepkiler de söz konusu oluyor
Aradan geçen zamanda artık ortak bir Berlinli kimliğinin oluştuğu söylenebilir mi?
Evet, bu söylenebilir. Bu gerçeği Başkent’in kampanyası olarak yürüttüğümüz “be.Berlin” de açıklıkla ortaya koydu. Kentin tüm semtlerinden ve farklı kökenlerden insanlar kentlerine olan bağlılıklarını yaratıcı yöntemlerle dile getirdiler. Berlinliler, dünyaya açık ve yaşanası kentleriyle gurur duyuyorlar.
Bundan bir yıl kadar önce siz Berlin Belediye Başkanı olarak “be Berlin” kampanyasının açılışını yaptınız. Berlin kendini dünyada nerde görmek istiyor?
Berlin için “the place to be” dedik. Kampanyanın uluslararası ayağını geçenlerde başlattık. Buradaki amacımız Berlin’in uzun vadede etkili olacak uluslararası bir imaj kazanması. Berlin, Avrupa’da siyasi bir karar merkezi, dünyaya açık bir kültür metropolü, yaratıcı yetenekler için cazibe merkezi ve gelişmiş teknolojilerin yeri. Tüm dünyada kentimiz için merak uyandırmak istiyoruz ve Berlin’e yeni dostlar kazandırmak için kentin öne çıkan üstünlüklerini vurgulamak istiyoruz.
Berlin bugün de uluslararası düzeyde büyük tanınırlığa sahip – özellikle de yaratıcılık kenti olarak. Berlin’i farklı kılan şey ne?
Biz dönüşümün kentiyiz. Gelişme, ilerleme, değişim Berlin’de bir programdır. Berlin dünyaya açık, heyecan verici, hoş görülü, hep yeni bir kent – Berlin’i mutlaka görmelisiniz.
Yine de kentin karşısında devasa ekonomik güçlükler var. Bunlarla nasıl baş etmeyi düşünüyorsunuz?
Bu zorluklar şu sıralar dünya mali krizinin etkilerine bağlı. Ama Berlin’de yenilikçiliği esas almamızın krizde de işe yaradığını görüyoruz. Bilimi ve ekonomiyi bir araya getirmek için hangi adımlar gerekliyse o adımları attık. Bu sayede, yeni ve geleceği güvence altındaki alanlarda istihdam genişledi.
Ağustosta Berlin Atletizm Dünya Şampiyonluğu’yla yine ilgi odağı haline gelecek. Buradan neler umabiliriz?
Bu etkinlik hiç kuşkusuz 2009 yılının en dikkat çekici olaylarından olacak. Atletizm Dünya Şampiyonluğu, Olimpiyat Oyunları’ndan ve Futbol Dünya Şampiyonluğu’ndan sonra dünyada en önemli üçüncü spor olayı. Berlin iyi bir ev sahibi olacak. Olimpiyat Stadyumu atletizm yarışmaları için muhteşem bir arena ve seyirciler sporcuları ateşleyip yeni rekorlara sevk edecekler. Tün dünyadan atletizm meraklıları Berlin’e gelecek. Buna çok seviniyoruz ve konuklarımız en iyi şekilde karşılayacağız.
Berlin 9 Kasımı nasıl kutlayacak?
7-9 Kasım arasında Brandenburg Kapısı çevresinde büyük “Özgürlük Şenliği” yapılacak. Berlinliler, tüm dünyadan gelen ziyaretçilerle, eskiden yaşananlara tanık olmuş kişilerle, tanınmış simalarla birlikte kutlamaya katılacak.
Doğuştan Berlinli biri olarak siz yıl dönümünde bir dilek tutsanız dileğiniz ne olurdu?
İyiliksever periler bir hareketle borçlarımızdan kurtulmamızı sağlasalar iyi olurdu.











