Sunday, 27.05.2012 15:25
 
 

Güncel

World

Muslim Brotherhood to face Egypt's old guard  

Business

Finance Watch keeps an eye on markets  

Culture

Euphoria for Sweden in Eurovision 2012  

Portre

“Benim sorumluluğum var”

Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın çevreyi korumak için çalışıyorİleri

Goethe-Institut Istanbul’un etkinlikleri

Okuma kulübü: Ekim 2011'den itibaren ayda bir, Almanca okuma kulübü  

Keşif turu: Randevu üzerine, İstanbul Beyoğlu'nda Alman İzleri  

Keşif turu - YENİ!: Başvuru üzerine, İstanbul Beyoğlu’nda Avrupai...  

Bookmarks
| |

Rotamız kutup

Almanya’daki bilimsel Kutup araştırmaları dünya çapında kabul görüyor: Disiplinler arası yapıda ve üstün bir donanıma dayanan bu araştırmalar bugün de büyüleyici bir macera.

Angelika Jung-Hüttl

İlk hareketi bir ön görüyle başlamıştı: Kuzey Kutbu çevresindeki deniz onca soğuğa rağmen tamamen donmamış olabilirdi – sıcak su akıntısı “Gulf Stream” belki oraya kadar uzanıyordu. Thüringenli bir haritacı olan August Petermann’ın (1822–1878) bu düşüncesi ve buna dayanarak 1868 ve 1869/70’te Grönland yönünü rota tutan iki gemi seferi Almanya’nın Kutup araştırmalarının başlangıcı sayılıyor. Araştırmacılar bu yolculukta Kuzey Kutbu’na ulaşamadılar gerçi. Ama birinci seferde 81. paraleldeki buz sınırına kadar gidildi, ikinci seferdeyse Grönland’ın doğu kıyısında (dünyanın en büyük fiyortlarından biri olan) “Franz Josef Fiyortu” keşfedildi. Bundan yaklaşık 30 yıl sonra Güney Kutbu’na doğru ilk araştırma seferi yapıldı. 1901 yazında buharlı-yelkenli bir gemi olan “Gauß” Almanya’nın kuzeyindeki Kiel limanından demir aldı ve rotasını o zamanlar bilinmeyen Antarktika’ya çevirdi.

Bu sefere çıkan doğa araştırmacılarının amacı yeni yerler ve denizler keşfetmek ve buralar hakkında bilgi toplamaktı. Bugün Kutup bölgesinde çalışan Alman bilim insanlarının programlarındaki esas konuysa iklim – özellikle de küresel ısınma ve buna bağlı olarak buz kütlelerinin erimesi sonucu dünya genelinde deniz seviyesinin yükselmesi. Bremerhaven’da faaliyet gösteren ve Almanya’da Kutup araştırmaları konusundaki en büyük kuruluş olan Alfred Wegener Kutup ve Deniz Araştırmaları Enstitüsü’nün (AWI) müdürlüğünü yapan Karin Lochte “Orada olan bitenin tüm dünyaya yayılan etkileri var, bunlar hepimizi ilgilendiriyor” diyor. Bu araştırmalarda sadece halihazırdaki duruma ve değişikliklere ilişkin ölçümler yapılmıyor, yer kürenin yakın geçmişindeki iklim dalgalanmalarına da bakılıyor. Bunun için buzulların farklı katmanlarından ve deniz dibi çökeltilerinden numuneler alınıyor. Bugünkü verilerle dünyanın geçmişine ilişkin veriler karşılaştırıldığında araştırmacılar gelecekte iklimin gidişatının ne yönde olacağını sayısal yöntemlerle modelleştirebiliyorlar. AWI’nin müdürü, “Öne çıkan bir diğer konu eko sistemle ilgili sorunlar”, diyor, “buz örtüsü denizden gerilere çekilmeye devam ederse bitki ve hayvan varlığı bundan nasıl etkilenecek?”

Arktika’da (Kuzey Kutbu bölgesi) eriyerek geri çekilen buzullar ve buz kütlelerinin yanısıra Kutup araştırmalarının giderek daha fazla ilgi alanına giren bir şey de “permafrost” (sürekli buz kütlesi) bölgeleri. Sürekli buz kütlesinin üst katmanları genel ısınma yüzünden yaz aylarında giderek daha fazla eriyor ve buzullaşmamış Kuzey Kutbu bölgesinde 600 metreye varan bu buz kütlesindeki artan erimeyle büyük miktarlarda metan gazı açığa çıkıyor. Metan gazı da karbon diyoksit gibi yer küre üzerinde sera etkisini artıran gazlardan. Bu süreci 12 yıldır izleyen bir ekip var. Arktik Denizi’nin en büyük deltası olan Sibirya’daki Lena deltasında bir Rus-Alman ekibi buradaki değişikliği sürekli olarak gözlemliyor.

Almanya’da Kutup araştırmaları sadece AWI veya Leibniz Deniz Bilimleri Enstitüsü IFM-GEOMAR gibi büyük araştırma kuruluşları tarafından değil birçok üniversitenin kürsüleri, üniversite dışı küçük araştırma kuruluşları ve Hannover’de bulunan Jeoloji Bilimleri ve Hammaddeler Federal Dairesi (BGR) tarafından da yürütülüyor. Bu daire Kutup bölgelerinin jeolojisiyle, Arktika’da hammadde kaynaklarıyla, ayrıca Arktik Okyanusu’nun oluşumuyla ve Antarktika’da ilk kıta Gondwana’nın parçalanıp Atlantik Okyanusu’nun oluşumuyla ilgili çalışmalar yapıyor. Farklı dalların çalışmalarını koordine eden ve uluslararası Kutup araş­tırmalarıyla ilişkilendiren kuruluş ise “SCAR/IASC Alman Ulusal Komitesi”. Bu kurulda, SCAR (Scientific Committee on Antarctic Research) ve IASC (International Arctic Science Committee) gibi uluslararası organizasyonlardaki Alman temsilciler yer alıyor. Komite, Almanya’da Kutup araştırmalarını finanse edenlerin temsilcileriyle yılda bir kez toplanıyor. 2010 yılında 78,9 milyon Avro düzeyinde olan harcamaların yüzde 90’ı Federal Araştırma Bakanlığı tarafından karşılanıyor. Geri kalan yüzde onunu ise çeşitli eyalet yönetimleri ve Federal Ekonomi Bakanlığı karşılıyor. Alman Araştırma Topluluğu DFG de çalışmaların desteklenmesinde önemli bir rol oynuyor. DFG’nin önceliklerini belirlediği bir program çerçevesinde üniversite bölümlerinde yürütülen Kutup araştırmalarına verdiği destekler öne çıkıyor.

Dünyanın en ücra yerinde, soğuk ve yaşamaya pek elverişli olmayan Güney ve Kuzey Kutup bölgelerinde araştırma yapmanın ön koşulu, masraflı bir donanım ve lojistik. Karin Lochte, “Biz bu açıdan çok iyi durumdayız” diyor. Arktika’daki iki ve Antarktika’daki altı istasyon (2009’da “Ekström Buz Şelfi”nde yeni kurulan Neumayer İstasyonu III dahil olmak üzere) sadece Alman araştırmacıların değil, başka ülkelerin Kutup araştırmacılarına da hizmetinde, ayrıca iki araştırma gemisi, buz kırıcı gemi “Polarstern” ve buz kıyısına yanaşabilen “Merian” ile araştırma uçağı “Polar 5” de bu donanıma dahil. Kutup araştırmaları Almanya’da sadece bilim insanlarına değil, meraklıların katılımına da açık. Uzmanları ve uzman olmayan meraklıları bünyesinde toplayan “Alman Kutup Araştırmaları Derneği”’nin (DGP) üye sayısı 500 kadar. Dernek her iki buçuk yılda bir, büyük bir uluslararası toplantı düzenliyor ve AWI ile birlkte “Polarforschung” (Kutup Araştırmaları) dergisini çıkarıyor, ayrıca genç bilmcilerin yetişmesini destekliyor.////

12.01.2011
Bookmarks
| |