Nefertiti
O Berlin’in en çekici hanımefendisi: MÖ 1340 yılında kireç taşı ve alçıdan yapılan Mısır kraliçesi Nefertiti büstünün ebedi güzelliği, Müzeler Adası’nın en ünlü eseri. Büst, 1912 yılında yürütülen kazılarda bulunmuş ve dönemin Mısırlı yetkililerinin de izniyle Almanya’ya nakledilmiş. Nefertiti şimdilik "Eski Müze"de ikamet etse de 2009 yılında restorasyonu tamamlanacak olan "Yeni Müze"ye taşınacak.
Schinkel’in rotondu
Eski Müze’nin girişinin hemen arkasında bir sürpriz bekliyor: Eski Roma stilinde inşa edilmiş kubbeli, yuvarlak, sütunlarıyla ve heykelleriyle bir "rotond". Bu müze tapınağını 1830’da tasarlayan Karl-Friedrich Schinkel, tasarımında Antik dönemin en büyük kubbeli yapısı olan Pantheon’dan ilham almış. Göze pek çarpmayan bir mekan: Rotond’dan hemen müzeye ait küçük bir kafeye uzanılabiliyor. Ziyaretçi kalabalığına bakılacak olursa burası da müzenin ilgi gören kısımlarından.
Dokuzuncu Senfoni
Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisi’nin 200 sayfalık orijinal partitürü, Berlin Devlet Kütüphanesi’nin en paha biçilemez hazinelerinden birisi. Elyazmasının geçmişi karışık. Savaş ve Soğuk Savaş dönemlerinde Doğu ve Batı arasında bölüşülmüş. Günümüzdeyse senfoni, korolu son bölümüyle (Avrupa Birliği marşı) bütünleşmiş olarak 2001’den bu yana Unesco Dünya Mirası listesinde.
Müzeler Gecesi
Her yıl biri Ocak’ta, diğeri ise Ağustos’ta olmak üzere 100’ü aşkın müzenin, koleksiyonun, arşivin, anıtın ve sergi evinin gece yarılarına kadar açık olduğu tarihlerde Berlin en önemli sanatsal etkinliklerinden birini kutluyor. Müzeler Gecesi elbette SPK’nın müzeleri olmadan düşünülemez. Geçtiğimiz yaz düzenlenen Müzeler Gecesi’nde SPK’ya ait bu 16 müzeyi 40.000’i aşkın kişi ziyaret etmiş.
Bergama Müzesi
Almanya’da bulunan müzeler arasında zirvede yer alan Berlin’in Bergama Müzesi. Yıllardır ziyaretçileri bir mıknatıs gibi kendine çeken müzeyi 2007 yılında 1,13 milyon kişi ziyaret etmiş. Bunun sebebi elbette Bergama Sunağı ya da bir zamanlar Babil şehrini süsleyen büyüleyici mavi İştar Kapısı gibi anıtsal mimari eserler. 2008 yılının en göze çarpan sergisi ise "Babil – Mit ve Gerçek" olacak.
"Mighty Wurlitzer"
Onun için bir gök gürültüsü ya da kuş cıvıltısı seslerini yakalamak işten bile değil: Avrupa’nın en büyük tiyatro ve sinema orglarından biri olan "Mighty Wurlitzer"in tını yelpazesi o denli geniş. 1929 yılından kalma bu enstrüman, Devlet Müzik Araştırmaları Enstitüsü’nün en önemli koleksiyon parçalarından. Kültür Forumu’ndaki Enstrüman Müzesi’nde sergilenen bu orgu her Cumartesi saat 12’de dinlemek mümkün.
Alçı Atölyesi
Berlin Devlet Müzeleri’ne ait Berlin Alçı Atölyesi kendi alanında dünya çapındaki en eski ve en büyük kuruluş. 150 yılı aşkın süredir burada alçı kalıplar üretiliyor. Her çağdan toplam 7000 eserin kalıbı çıkartılmış bugüne kadar. Büyük bir şans. Brandenburg Kapısı’nın savaş sırasında zarar gören ünlü dört atlısı burada çıkartılan alçı kalıp sayesinde yeniden bronz dökümü yapılarak yerine konabilmiş.
Mega sergiler
"Camdan ışık tapınağı" olarak da anılan ve 1968 yılında Ludwig Mies van der Rohe’nin planlarına göre inşa edilen Yeni Ulusal Galeri, depolarda kalmış sanatı sergiliyor. SPK burada düzenlediği başarılı sergi organizasyonlarıyla piyasaya yeni ölçüler getirmişti: 2004 ve 2007 yıllarında New York’ta bulunan Metropolitan Modern Sanat Müzesi’nden getirtilen eserleri görebilmek için insanlar saatlerce kuyrukta beklediler.
Sürrealle randevu
SPK’nın en yeni müzesi 2008 Temmuz’unda açılan Scharf-Gerstenberg Koleksiyonu. Burada sürrealist sanatçıların değerli eserleri sergileniyor. Hem gerçek, hem de gerçeküstü: Bu bina aynı zamanda Müzeler Adası’nın yeniden inşasının tamamlanmasına dek Antik Sahuré Tapınağı’nın sütunlarına ve Mısır Müzesi koleksiyonundan Kalabşa Kapıları’na da ev sahipliği yapacak. Burası Mısır Müzesi’nin eski mekanıydı.
Caspar David Friedrich
Romantizm hayranlarının hepsi Eski Ulusal Galeri’nin 3.06 numaralı odasını tavaf ediyorlar: Bu odada, aralarında "Yalnız ağaç" ve "Ayın denizden doğuşu" gibi en ünlü eserlerinin de bulunduğu, Alman Romantizmi’nin usta ressamı Caspar David Friedrich’in resimleri yer alıyor. Elbette Liebermann, Menzel, Courbet, Monet, Cézanne, Böcklin’in eserlerini de es geçmemek gerek...











